Romanya’dan güzel haber! Hamileyim!

Romanya’daki Hamile günlüğüm

    Hamilelik gözümüzde büyüttüğümüz kadar zor bir süreç değilmiş. Hele hele bu süreci kendi ülkende ya da yurt dışında geçirmek arasında çok da fark yokmuş. Buna rağmen gebelik takibi her ülkede cilt cilt ansiklopedi yazdıracak, kadınlar arasında başlı başına bir konu. Benim hamileliğim Romanya’da başlayıp, Malezya’da-tatil nedeniyle- devam edip, 5. aydan itibaren Almanya’da tamamlandı. Bu şekilde olabileceğini hiç tahmin etmezken Melissa daha anne karnında o ülkeden bu ülkeye dolayısıyla o ultrasondan bu ultrasona savrulup durdu 🙂  Gezi yazilarımın arasındaki bu yazı serisinde, o dönemde yazdığım önemli günlerin anısına küçük notlarla birlikte Almanya’da gebelik takibi, doğum ve bebek bakımı ile ilgili yazılar yer alacaktır.

Hamile olduğumu nasıl öğrendim?

   Yorgun bir iş çıkışı sonrası eve gidiş yolunda, Denizhan arabayı kullanırken neredeyse uyuyakaldım. (Romanya yolları virajlı ve bozuk asfaltlı olduğu için arabada uyuyabilmek için 2 gün uykusuz kalmak gerekliydi sanırım!)
Eve son kilometreler kala Denizhan’a eczanede durmasını rica ettim. Son günlerde ayakta uyuduğumu ayrıca kendimi hamile gibi hissettiğimi söyledim. Yüz ifadesinden anladığım kadarıyla bana pek inanmamıştı 🙂

Market alışverişine gitmek için beni eve bıraktıktan sonra testi uyguladım. Bir süre bekledikten sonra sonucun pozitif çıktığını görünce sevinç çığlığı attığımı hayal meyal hatırlıyorum. Denizhan’ı arayıp bağıra bağıra sonucu söyleyince o da rafların arasında bir süre ne alacağını hatırlamaya çalışarak dolaşmış. 🙂 Sanırım onun marketten gelmesini beklediğim o 10 dakika bana saatler gibi geldi. Eve geldiğinde açlığı ve uykusuzluğu unutup mutlu haber için defalarca birbirimize sarıldık.

img_20160915_224540-02
7. ay Hallstatt gezimiz

Sonraki günlerde o şaşkınlık aynen devam etti. 3 gün içinde internet sitelerinde okumadığım sayfa bırakmamıştım. Hamilelikte beslenme, kaçınılması gereken yiyecekler, hafta hafta vücuttaki değişiklikler… (Bebeğin hangi haftada hangi meyve büyüklüğüne ulaştığını ezbere biliyordum artık! 🙂 Sonra hızımı alamayıp bebekle seyahat yazılarını okumaya geçtim. Önümüzde planlı 2-3 seyahat vardı ve iptal etmek son çare olmalıydı. (Gezgin ruh hamilelik dinlemiyormuş bunu anlamış oldum. )

Romanya’da sağlık sistemiyle ilgili pek bilgimiz olmadığı için en yakın arkadaşım iki çocuk annesi Cristina imdadıma yetişti. Kendi doktorundan benim için randevu aldı. Romanya’da işlerin nasıl yürüdüğünü de kendi tecrübelerinden yola çıkarak bizimle paylaştı.

Hatta bir akşam Cristina ve eşi Antoniu zili çalarak bize çok şirin bir sürpriz yaptı. Romanya’nın köylerinden getirttikleri meyve ve kuru yemişleri hamile paketi adını verdikleri kutuya doldurup bana doping yapmak istemişler. Böyle bir haberi ailemizle aynı zamanda aldıkları için kendilerini çok özel hissettiler. Hatta Cristina bir gün telefonda bebeğinizin godparents’i olmak istiyoruz lütfen bizi seçin deyince epey şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Romanya’da bir çok gelenek gibi godparents yani vaftiz ailesi geleneği de uzun yıllardan beri devam ediyormuş. Anlamına gelince eğer bebek yetişkin bir birey oluncaya kadar ailesine bir şey olursa onunla ilgili bakım sorumluluklarını üstlenebilecek aileye verilen isim. Her ne kadar aynı dine mensup kişiler olmasak da böyle ince düşüncelerini çok sevdik. Dini ritüeller dışındaki gelenekleri hoşumuza gittiği için kendimize göre yorumlayıp kabul ettik. Ayrıca geleneğe göre vaftiz ailesi bebeğin önemli zamanlarında (doğum, yaş günü, diş çıkarma gibi) ona hediye alıyor ve bu aile ile düzenli olarak görüşülüyormuş. Romanya’yı çok sevdiğimizden sanırım bu bahane ile bizlere sık sık Romanya yolları gözükecek sevgili bebeğim 😉

SAMSUNG
6.ay sonrasında karnım belli olmaya başladıktan sonra kendimi hamile hissetmem 🙂

Romanya’daki ilk doktor randevumuz

Dr. Draguş, Cluj’da özel bir klinikte çalışan genç, deneyimli ve en önemlisi İngilizce bilen bir kadın doğum uzmanı. Ultrason kontrolünde ekrandaki minicik bebeği göstererek ve kalp atış seslerini de dinleterek 7 haftalık hamile olduğum bilgisini verdi. Kafamdaki tonlarca soruyu hissetmişcesine kısaca açıklama yaptı. İlk aylarda ayda bir kontrolün yeterli olacağını, bir sonraki randevu öncesi bazı kan testlerini yaptırmam gerektiğini, ayrıca çiğ et, balık gibi yiyecekler ve pastörize olmayan süt ve süt ürünlerinin hamilelik boyunca tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bunun dışında normal hayatıma devam etmeliydim. Bir sonraki randevuda (12.-13. Hafta içinde) ise ikili tarama ve Down sendromu tarama testinin yapılması gerektiğini söyledi. Hesaplarımıza göre biz o haftalarda tatildeydik. Aylar öncesinden Malezya ve Myanmar uçak bileti almıştık. Arka arkaya aklımdaki iki soruyu da sormuştum: “Hamilelikte seyahat etmem mümkün mü ve bu testi tatil dönüşü yaptırabilir miyim?” Seyahat engelimin olmadığını fakat tatil dönüşü ikili test için geç olacağını söyledi. Eve geri dönüp, epey düşündükten sonra gezimizi iptal etmeye karar verdik. Doğruyu söylemek gerekirse ben kesinlikle iptal etmek istemiyordum. Uzun zamandır istediğim bir rotaydı ve beni oraya çeken kesinlikle bir şeyler vardı.

Almanya’dan Romanya’ya eğitim için gelen iş arkadaşımız Rabin Malezyalıydı. Almanya’ya 6 ay önce geri dönmüştü. Bileti iptal etmeden önce onu arayarak Malezya’daki sağlık sistemiyle ilgili bilgi edinmek istedim. İnternetteki araştırmalarımla birlikte orada bu kontrolün rahatça yaptırabileceğine inanmıştım. Birkaç gün sonra Malezya’da tavsiye edebileceği iyi bir kadın doğum doktoru tanıyıp tanımadığını sordum. Rabin epey güldükten sonra henüz kadın doğum doktoruna ihtiyaç duymadığını fakat annesinin bu konularda epey bilgi sahibi olduğunu söyledi. Onunla konuştuktan sonra bana bilgi verebileceğini söyledi. Uçak biletimizin iptali Rabin’in annesine bağlıydı yani ne tuhaf 🙂 Rabin annesinin tavsiyesi üzerine Kuala Lumpur’daki özel kliniğin telefon numarasını  ve internet sitesinin linkini gönderdi. Kliniğe e-posta atarak durumu anlattım. Randevu alıp alamayacağımı sordum. İstediğim gün için randevu vermişlerdi. Gezi planımızı bu bilgiler dahilinde tekrar gözden geçirdik. Başlangıçta Myanmar, Vietnam ve Malezya olarak planladığımız 15 günlük gezimizi 13. haftayı Malezya’da geçirmemiz gerektiği için Vietnam kısmını iptal ettik. Geziyi bu şekliyle bile gerçekleştirebileceğim için dünyalar kadar mutluydum.

Kuala Lumpur’daki bir gecemizde Rabin’in ailesiyle birlikte yemeğe çıktık. Dünya tatlısı iki insanı bu vesileyle tanımış olduk. Gelini Malezya’da yaşayan bir Kıbrıslı. Gebelik takibi boyunca ona epey destek olmuş. Bu nedenle süreci bilen, deneyimli bir anne. Bizlere keyifle kendi tecrübelerinden bahsetti. Seyahatler güzel dostluklar biriktirebileceğim süper bir platform. Hala yazışıyorum Rabin’in tatlı annesi Prema ile…

IMG_20160905_160257
9. ay Almanya’da hava mis! Gezmelere devam

Kısaca Romanya’daki gebelik takibi

Devlet hastanelerindeki hasta takibi ve hastanelerin ekipman azlığı nedeniyle birçok kişinin tercihi özel hastaneler / klinikler oluyor. (Almanya’da böyle bir ayrım neredeyse yok.) (Almanya’da gebelik takibi doktor ve ebeler tarafından ve normal devam eden gebeliklerde sadece 3 ultrason taramasıyla tamamlanıyor.) Bu nedenle Romanya’daki gebelik takibi Türkiye’deki gebelik takibine daha çok benziyor. Sezaryen tercihi doktorla konuşulabiliyor. Sadece ilk 3 kontrolümü Romanya’da yaptırdığım için doğumla ilgili bir tecrübem yok.

Malezya’daki ikili test hikayemiz

Hem yabancı bir ülkedeki doktor kontrolü hem de teste verdiğim anlam beni randevudan önceki gece uykusuz bırakmayı başarmıştı. Stresli bir gecenin sonunda sabah bulantılarıyla güne merhaba dedim.

Randevudan biraz önce doktor Raman Subramaniam’ın Kuala Lumpur’daki muayenehanesine ulaştık. İçerideki Çin, Hint ve Malay annelerden oluşan bekleme odasında kapıdan içeri girdiğimiz andan itibaren beni ve eşimi bakışlarıyla incelemeye başladılar. Buralı olmadığımız sanırım çok belliydi. İçlerinden biri gülümseyerek bebek bekleyip beklemediğimi sordu. Henüz karnım belli olmadığı için çok da garip bir soru değildi aslında. Bu soruyu cevaplayan her hamile gibi kaçıncı haftada olduğumu ve bu zamana kadar yaşadıklarımı kısaca anlattım. 🙂 Ayrıca tatilde olduğumuzu ve aylık kontrolümü burada yaptırmak istediğimi söyleyince kendimi odadaki hamileler / anneler grubuna dahil edilmiş buldum. İkinci çocuğunu bekleyenler ilk gebeliğinden bahsederken, bir diğer grup Malezya’da kesinlikle görmemiz gereken başka şehirlerle ilgili bilgi verdi. (Bu konuşma sayesinde Langkawi’yi de rotamıza ilave ettik. 🙂 Teşekkürler Malay anne! ) Sanırım o yarım saat içinde tur rehberine ihtiyaç duymadan yereller nasıl yaşıyor başlığını tamamlamıştım. Hafta sonlarında nereye gittiklerini ya da çalışan annelerin nasıl dadı bulduğunu içeren bir yazı bile hazırlayabilirim! 🙂 (Bu arada önemli bir bilgi Malezya’daki dadıların çoğu Filipinler’den geliyormuş.)

Soyadım okunduktan sonra yerimden kalkıp heyecanla muayene odasına yöneldim. Eşim de beni yavaşça takip etti. İçeride Hint asıllı doktorun içten gülümsemesiyle karşılandık. Doktor Raman’la görüşmedeki ilk 10 dakika neden burada olduğumuz üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. O da biraz kendisinden bahsetti. Farklı ülkelerde çalışmış, aynı zamanda çiçeği burnunda dede kendisi. Avustralya’da yaşayan kızı yeni doğum yaptığı için, eşi kızının yanına destek olmak amacıyla gitmiş. Oğlu ise Amerika’da yaşıyormuş. Çocuklarından bahsederken gözlerindeki ışıltı hala aklımda. (Hamile kaldıktan sonra karşımdaki insanların duygularını okumak anlamında büyük bir aşama kaydettim!)

Ultrason kontrolüne başlarken “İsterseniz bu anı ölümsüzleştirmek için kameraya alabilirsiniz” dedi.(Telefonların şarjı çok az olduğu için güzel anı olabilecek bu fırsatı maalesef kaçırmış olduk!) Uzun uzun açıklamalar yaparak kontrol sırasında bilgi sahibi olmamızı sağladı. Vakit nakittir mantığındaki bazı Alman doktorlarına kıyasla öyle sıcak öyle samimi buldum ki her şeyi. Aslında orada sadece bir muayene için bulunduğumuzu tamamen unutmuştum…Kontrol sonunda tüm bilgileri ve görüntüleri CD’ye aktarıp Romanya’daki doktorumuz için ayrıntılı bir rapor yazdı. Test sonuçlarını ise özel durumumuzdan dolayı hızlandırıp e-posta yoluyla bize ulaştırabileceğini söyledi. Mesleğini çok seven ve hizmet kalitesini önem veren bu tatlı doktor Raman’ın muayenehanesinde neden bu kadar çok kadın hasta ve hamilenin olduğunu daha iyi anladım.

dscn0051-01
Babymoon gibi deniz kıyısı yat yuvarlan tatili yapamadım maalesef! Ya sıcakta Myanmar’da tapınaklara çıktım ya da turistik şehirlerde bacaklarımda ödem oluşuncaya kadar yürüdüm 🙂

Gitmeden önce Malezya’yanın sağlık sistemiyle ilgili ne kadar önyargılı olduğumu fark ettim. Ayrıca ailemdeki birçok kişi bu seyahatim ile ilgili olarak gereksiz risk aldığımı söyleyip gitmemem yönünde ikna etmeye çalışmıştı. Muayenehaneden çıktıktan sonra kuş gibi hafiflemiştim. Gebeliğim ile ilgili her şey yolundaydı ve seyahatime devam edebilirdim! Taksiye binip şehir merkezine doğru giderken hem ağlamak hem gülmek istiyordum. Hamilelik hormonları beynimi ve düşünce yapımı değiştirip beni baştan yaratacağa benziyordu! 🙂

(Ek bilgi: Yurt dışında oluşan sağlık masrafları Romanya’da kaldığımız dönem içinde ödediğimiz yurt dışı sağlık sigortası tarafından ödenmiştir. Yurt dışı sağlık sigortası, seyahat sağlık sigortasından daha kapsamlı olduğu için böyle bir durumla karşılaşırsanız sonradan sürpriz yaşamamak adına gitmeden önce sigorta şirketinden mutlaka teyit alın. )

*Yeni yazılarımı takip etmek için facebook ya da instagram sayfama linkten ulaşabilirsiniz.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s