Yurt dışına taşınmak üzerine röportajlar serisi-4: Çin’de yaşam

   Birçoğumuz ülkesi içinde farklı bir şehre taşınmaya cesaret edemezken Leman tek başına (ben kullanmayı sevmesem de bizim ülkemizde pek söylenir kadın başına diye) Çin’e gitme kararı aldı. Kesinlikle ayakta alkışlanacak bir cesaret örneği. Üniversiteden beri tanıyorum Leman’ı. Çin’e gittiğini duyduğumda orada kültürel bariyerleri aşıp içindeki göçebe ruhuyla Çin’e hızla uyum sağlayabileceğine inancım sonsuzdu. Röportaj sırasında da aldığım cevaplar beni yanıltmadı. Leman verdiği bu kararın ne kadar doğru olduğunu ilk başta ona inanmayanlara da göstermiş oldu. Leman’a Çin’de çalışmak ve yaşam üzerine epey soru sordum.  Çin ile ilgili birçok çarpıcı (hatta bloglarda bile yazılmayan!) bilgiyi bulacağınız bu röportajımızı heyecanla okuyacağınızı tahmin ediyorum.

Benim asıl isteğim Leman’ın bu röportaja sığmayan bölümünü yani oradaki yaşamını, 3 sene boyunca hissettiklerini, başına gelen ilginç olayları hatta Çin’de gezdiği yerleri bir blog açarak bizlerle paylaşması. Eğer röportajı beğendiyseniz ve blog yazması için onu teşvik etmek istiyorsanız lütfen röportajı okuduktan sonra yorumlar bölümüne bu konuyla ilgili siz de düşüncelerinizi yazın. Belki böyle bir ilgi olduğunu görürse blog açma konusunda onu ikna edebiliriz! 🙂

(Röportaj serisinin ilki Çekya’da yaşam, ikincisi Almanya’da yaşam üçüncüsü Romanya’da yaşam ve beşincisi Kazakistan’da yaşamı okumak için de linklere tıklayabilirsiniz.)

(Her röportaj bir öncekinden daha da uzun oluyor. Hem benim merak ettiğim konular çok olunca hem de Leman da tüm bu meraklı bakışları görüp, bizleri bilgilendirmek adına detaylıca açıklama yapmanın daha doğru olacağına inandığı için yine upuzun bir röportaj oldu. Lütfen röportajı okuduktan sonra amma da uzun olmuş diye kulaklarımızı çınlatmayınız! Şimdiden teşekkür ediyorum 🙂 )

Öncelikle röportaj için çok teşekkürler Leman’cım. Kısaca kendinden bahseder misin?

Asıl ben teşekkür ederim bu fırsatı bana tanıdığın için Sumru’cum, zira bize çok uzak bir coğrafya ve kültür olduğu için birçok arkadaşım da Çin’de yaşam ve çalışmayı merak ediyor, sorular soruyor,  tabi şu sıralar dünyanın yeni süper gücü olma yolunda hızla ilerlemesi de önemli bir etken olabilir. Sayende hepsine birden detaylı açıklama yapma fırsatım olacak. 😊

Kısaca kendimden bahsedeyim. Küçük yaşlarda Balkanlardan Bursa’ya göç eden, gezme-göçme ruhunu ta o zamanlardan beri içinde barındıran, mesleği olan endüstri mühendisliğini gezilerinden maksimum fayda-değer sağlamak için kullanan biriyim. Hatırladığım en eski hobim dünyayı dolaşmak, sonra üniversitenin ilk yıllarında 2. yabancı dilimi öğrenmeye başlayınca bir de yabancı dilleri ve kültürleri öğrenmek de eklendi köklü hobilerim arasına, su an 7 dille inişli çıkışlı ilişkimiz devam ediyor, çünkü konuşulmayan dil unutuluyor 😊

Gezmeyi ve keşfetmeyi seni tanıdığım kadarıyla çok seviyorsun. Bu cevaba o yüzden hiç şaşırmadım. 🙂 Çin’den önce farklı ülkelerde de kısa sürede bulundun değil mi? Biraz bahseder misin? 

Evde geçirilmiş bir tatil donemi benim için büyük bir kayıp. Ailem ve akrabalarım bana gezenti der, İtalya ve İtalyanca sevgimi bilen arkadaşlarım da Marco Polo diye takılır 😊 Çinli iş arkadaşlarım arasında en çok merak edilen konulardan biri bu tatil nereye gittiğim oluyor.

Yurt dışı serüvenim iş hayatına ilk adım attığım yıl şirketin beni eğitim için Romanya’ya göndermesiyle başladı ve sonrasında 3 haftalığına İngiltere’ye gitmem asıl içimdeki gezi ruhunu keşfetmemi sağladı. İngiltere’yi kısıtlı zamanda maksimum seviyede keşfedebilmek için birbirine yakın 3 şehri bir gün içinde gezmemiz gezme tutkusu ve gezi optimizasyonu konusundaki farkındalığımı geliştirmiştir. 🙂

Datong_Yungang_Grotoes
Datong Yungang Grotoes

Oldukça zor bir karar olsa gerek uzaklara taşınmak. Nasıl gelişti peki Çin’e taşınmak? Şu an hangi şehrinde yaşıyorsun?

Belli bir süre yurt dışında yaşamak hep aklımda vardı ama daha çok dilini bildiğim İtalya, Fransa gibi Avrupa ülkelerini düşünüyordum, fakat bunları uygulamak için henüz bir adım atmamıştım beklemek ve düşünmekten başka. Derken bir gün servisle eve dönerken telefonum çaldı. Telefondaki genç insan kaynakları sorumlusu heyecanla bana yalın üretim şefliği işi teklif ediyordu ve arkasından işle ilgili detayları heyecanla anlatıyordu. Bu heyecanın nedenini sıra izinle ilgili kısımlara geldiğinde, neredeyse konuşmanın en sonunda anladım. Şu kadar izin hakkın olacak ve Türkiye’ye gidiş dönüş uçak biletini biz karşılıyoruz deyince ben de heyecanla “nasıl yani uçak bileti mi, nerede ki bu iş” diye sorduğumda “Çin” cevabını alınca yaşadığım şoku anlatamam. 🙂 Her ne kadar bana teklifi sunan bir Türk şirketi olsa da, mantığım “1.5 milyarlık Çin’de yalın üretim bilen insan mı yok, neden Türkiye’den birini arıyorsunuz?” sorusunu sordursa da 3 ay içinde gerçekleşen 4 görüşmeden sonra zor karar dönemi neticesinde (ailemin bu riske girme demesine karşın arkadaşlarımın verdiği gaz daha baskın çıktı) yaklaşık 3 yıl önce kendimi Çin’de buldum.

Gelmeden önce bir çok kişiden gayet motive edici ve rahatlatıcı söz duymama rağmen konaklama, yemek, güvenlik ve iletişim benim için de en stresli konulardı, özellikle konforuna düşkün biri olarak kalacağım ev beni gerçekten çok düşündürmüştü fakat 1. haftanın sonunda içime sinen evi bulunca tüm kaygılar yavaş yavaş yok olmaya başladı.

Ev konusunu güzel bir şekilde halledince içimdeki keşifçi kişilik ortaya çıkıp Çinlileri tanımaya koyuldu. Sonradan anladım ki kendine evim dediğin ortamı yarattığında her koşula alışmak daha kolay oluyor diye düşünüyorum. (En azından benim için öyle oldu.) Daha önceden gelen Türk arkadaşlar benim için gelmekten vazgeçer ya da gelse de kısa surede geri döner demişler, şimdi de sen çok azimli çıktın diyorlar 😊 Hızlı adaptasyonda yaşadığım şehrin kesinlikle etkisi var, çünkü Ningbo, Shanghai’a trenle 2 saat uzaklıkta, Expat’lara hiç yabancı olmayan, hızlı gelişen ve modernleşen bir liman şehri. Yaklaşık 8 milyon nüfusu var, şehir bize göre kalabalık olmasına rağmen Çin’e göre normal. Yani Çin’deki büyük şehirlerde görebileceğimiz kalabalık nüfusun sıkıntılarını çok yaşamıyoruz.

Ningbo, tarihi İpek yolunun en önemli limanlarından biriymiş zamanında. Şimdi de şehrin ekonomisinde ticaret önemli yer tutuyor. Dolayısıyla burada yaşayanlar epey zengin, mesela daha önce görmediğim kadar çok lüks arabayı sadece oturduğum site ve civarında görebiliyorum 😊

Profile2

Zor bir karar sürecinden geçmene rağmen her şeyin istediğin gibi gitmesine çok sevindim. Eşim iş nedeniyle Çin’e gitmesi gerektiğinde davet mektubu adı verilen epey bürokratik bir kağıttan dolayı vize konusunda epey zorlandı. Belki süreç sende daha farklı işlemiştir. Çin’e taşınma sürecinde vize alırken ve diğer bürokratik işlemlerde zorlandın mı?

Vize işlemlerini doküman toplamak haricinde şirket hallettiği için detayları çok bilmiyorum, ama ilk gelişimde yaklaşık 2 ayda çalışma vizesi çıkmıştı. Bu yıldan itibaren Çin çalışma vizesinde bir değişikliğe gitti. Artık 3 farklı statüde çalışma vizesi verilecek. Çalıştığın pozisyona, dil bilgine, hangi seviyede bir üniversiteden mezun olduğuna bakılacak ve A, B, C şeklinde sınıflandırarak 3 tip vize verecek. Amaç kalifiye elemanlara vize alımını kolaylaştırıp kalifiye olmayanların da vize alımını zorlaştırarak ülkeye daha fazla kalifiye eleman çekmekmiş.

Bizde havaalanı saldırıları, patlamalar olduğundan beri turistik vize işlemlerinde prosedürü arttırdılar. Artık Türkiye’deki Çin konsolosluğuna direkt başvuru yapamıyorsunuz, mutlaka ajans kullanmanız gerekli. Evraklarda en ufak bir eksiklik varsa ajans reddediyor, başvuru dahi yapamıyorsunuz. Başvuru için en önemli evrak Çin’de yerel belediye tarafından onaylanmış davet mektubu, ki bu çok önemli bir darboğaz. Turist olarak gelmek için minimum 5 kişilik grup vizesi almanın dışında pek bir yol yok. 5 kişinin vizesini de tek bir sayfaya bastıkları için grup beraber hareket etmek durumunda. Çin’de bazen görevliler güvenlik mevzularında aşırı kontrolcü olduğu için sorun çıkarabiliyor. Mesela bir arkadaşımın 5 kişilik arkadaş grubundan biri son anda gelemediği için, Çin’de otele giriş yaparken resepsiyondaki görevli 5. kişi nerede, böyle olmaz madem gelemedi bilgi verip iptal ettirmeliydi diyerek sorun çıkarmış. Sonrasında konuşarak bir şekilde halletmişler. Çin’de güvenlik söz konusu olduğunda ciddi bir bürokrasi hatta engeller var.

Guanyin_Buddha_statue_in_Putuo_island
Guanyin Buddha heykeli Putuo adası

Çin’de özellikle büyük şehirlerde kiralar çok yüksek. Ev bulurken zorlandın mı?

Çin’de kiralar gerçekten çok yüksek, özellikle Shanghai gibi büyük şehirlerde merkezi ve ortalama bir dairenin kirası 15000-35000 RMB arası değişiyor. Tabi kiralar bu kadar yüksek olunca maaşlar da yüksek Çin’in büyük şehirlerinde. Eğer şirketinizle yaptığınız sözleşmede kira bedeli dahil değilse en iyi çözüm, evi 2-3 kişi paylaşmak, bu yabancılar arasında da yaygın olan durum. (Shanghai gibi büyük şehirlerde özellikle.) Benim yaşadığım bölge şehir merkezinde olmamasına rağmen kiralar çok yüksek diyebilirim. İlk geldiğimde şirketin anlaşmalı emlakçısı ev bulmama yardımcı olduğu için bir haftada istediğim gibi bir ev bulabilmiştim. Çin’de ev çok iyi bir yatırım aracı olduğu için ev sahipleri ev değerlenince evlerini birkaç senede satıyor. Benim ev sahibi de 1.5 sene sonra evini satınca aynı sitede benzer bir apartman dairesine 40% daha fazla kira vererek taşınmak zorunda kaldım. Diğer arkadaşlarım da ilerleyen zamanlarda aynı şekilde ev sahipleri evlerini sattığı için ya da kirayı piyasa koşullarına göre tekrar düzenlediği için kiraları 30-40% arttı. Türkiye için inanılmaz zam oranları ama maalesef Çin’de piyasa böyle. Anlayacağın istediğin gibi ev bulmak zor değil, sen paradan haber ver! 😊

Çin’de kiralar bizdeki Euro / dolar artışı gibi! Sürekli bir artış var ve kimse daha ne kadar artabileceğini kestiremiyor o zaman! Kiralar bu kadar pahalıyken peki Çin’de yaşam da pahalı mı?

Patatesin kilosu 13 RMB, domatesin kilosu 16 RMB, 1 lt süt 15 RMB, Starbucks’ta mocca grande 34 RMB, ortalama boy bir kavun 50-60 RMB, bir porsiyon et ızgara western restoranda yaklaşık 180 RMB, bir ara bizde baya tartışma konusu olduğu icin ona da değineyim 1 lahmacun 40 RMB, dışarıda 1 alkollü içki ortalama 70 RMB ve şu anki pariteye göre (paritenin durumu sürekli değiştiği için hatta röportajı tamamladıktan sonra 1RMB 0,90 TL olduğu için)  1 RMB yaklaşık 1 TL dersek artık siz yapın yorumu pahalı mi değil mi! 😊 Çin’de expat olarak yaşamaya, kendi alıştığınız tatları yemeye devam ederseniz hayat pahalı, ama ortalama bir Çinli gibi yaşarsanız yani ithal ürün yerine yerel alternatifini seçer, yerel restoranlarda yemek yerseniz yemek masrafını biraz daha ekonomik hale getirebilirsiniz.

Çin’e ilk geldiğimde pahalılığına inanamadığım diğer bir tüketim kalemi de giyim olmuştu, markaların birçoğu ürünlerini Çin’de üretmesine rağmen aynı markaların ürünleri Çin’de çok daha pahalı satılıyor. Bizde genelde yılda 2 kere indirim dönemi oluyor ve yüzde 70’e varan indirimlerle şişirilmiş fiyatlar normal ederine ulaştığından alınabiliyor. Çin’de bu tarz indirim donemi yok, olsa da daha az indirim oluyor ve ülke çok kalabalık olduğundan biz duyana kadar indirimde ürün kalmıyor. O yüzden yurt dışına giden Çinlilerin çılgınca alışveriş yaptığını görürseniz şaşırmayın. Mesela Türkiye’ye iş gezisine giden bir Çinli arkadaş, Levi’s kot pantolonlar çok ucuz diyerek 5 pantolon birden almıştı. 😊

Li_river_in_Yangshuo_Guilin
Li Nehri, Yangshuo Guilin

Çin’de bizim kültüre göre tuhaf bulduğun uygulamalardan bahseder misin?

Batı kültürüne göre Çin’de tuhaf olarak algılanabilecek çok fazla şey var. Mesela şu ana kadar İtalyanları gürültücü bilenler henüz Çinlilerle karşılaşmamış demektir; restoranda, sokakta, bilet kuyruğunda çok yüksek tondan hep beraber konuşmaları bazen kavga mi ediyorlar diye düşündürebiliyor. Mesela Starbucks’ta oturup kahve eşliğinde sakince kitap okumak istiyorsanız etrafınızdakilerin gürültülü konuşmalarından kesinlikle kitaba konsantre olamayacağınızı söyleyebilirim. Aynı şekilde trende, cafede, otobüste telefonundan yüksek sesle video izleyen, oyun oynayanlar da tuhaf gelebilir çünkü kulaklık kullanma alışkanlığı burada pek yok. 😊

Çinlilerin “Stinky tofu” dedikleri bir yemekleri var, genelde sokakta satılır. Çoğu batılının kötü kokusu nedeniyle yakınından dahi geçmek istemediği bu yemeğin kokusunun farkında bile değiller, aksine Çinliler çok lezzetli olduğunu söylüyorlar! 😊

Küçük çocukların ortası açık pantolonları, sesli bir şekilde genizlerini temizleyerek yere tükürmeleri, ağızlarını şapırdatarak yemek yemeleri, sokağa tuvaletlerini yapmaları gibi birçok tuhaflık sıralanabilir. Bunları anlatınca arkadaşlarımdan “orası ne biçim bir yer, nasıl yaşıyorsun orada” diyenler olmuştu. İlk bakışta tuhaf görünebilir fakat bu toplumun kültürel gelişimde bu tuhaflıkların onlar açısından mantıklı bir nedeni var. Yargılamadan, bu nedenleri anlamaya çalışarak tuhaflıkları kabul etmek benim Çin’de edindiğim en büyük tecrübe. Çeşitlilik  ve çeşitliliğin getirdiği farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmak içinde bulunduğumuz çağın gerekliliği olduğunu düşünüyorum. Çin’e turistik amaçla veya çalışmak için gelmek isteyenler için verebileceğim en büyük tavsiye bu farklılıkları kendilerini geliştirmek için fırsat olarak görmeleri 😊

Ne kadar güzel ifade etmişsin. Yadırgamak ve ötekileştirmek en kolayı. Anlayabilmek için önce üzerinde düşünmek gerekiyor. Biraz da yasaklı konulara girelim mi? Giden arkadaşlardan duyduğum fakat neden olduğunu anlayamadığım bir konu da Çin’de sosyal medya sitelerine giriş maalesef yasak. Çin halkının bu konuya yaklaşımı nasıl? Çinlilerin bu konuda ürettikleri çözüm mutlaka vardır diye düşünüyorum.

Çin’de Google ve tüm ürünleri, Facebook, Youtube, Twitter, Instagram, Periscope, WhatsApp yasak, VPN’siz kesinlikle erişim yok. Le Monde, New York Times, Bloomberg gibi ünlü gazeteler de yasak, bizden de Hürriyet yasak bildiğim kadarıyla. Son olarak Çin Great Firewall’la VPN erişimini de kısıtladı, birçok VPN Çin uygulamalarında yok, kullanılan 5-6 VPN’in bağlantıları da arada kesintiye uğruyor. Yani anlayacağın alıştığımız uygulamaları kullanmaya devam etmek bir hayli güç. Zaman zaman Çin’de yaşamak çok zor diyorsam en önemli nedeni bu yasaklar! 😊

Öte yandan, Çin gibi büyük bir pazarı yabancı teknoloji şirketlerine kaptırmamak için devletin aldığı mantıklı bir karar, ki bu sayede kendi sosyal medyalarını yaratmışlar. Mesela mailleşmek için QQ; fotoğraf-ileti paylaşmak ve yazışmak için WeChat; video izlemek için Youku; arama motoru olarak Baidu; online alışveriş için Taobao, JD; yemek siparişi için Meituan; online ödemelerde WeChat PayAlipay; seyahat için Ctrip ve hatta yukarıda bahsettiğim gibi Great Firewall da kendi ürünleri. Böylece hem kendi teknoloji şirketlerinin gelişimini destekliyorlar hem de bilgi akışını rahatlıkla kontrol edebiliyorlar.

Çin’de en zorlandığım konu alışık olduğumuz sosyal medya uygulamalarına erişim, Çin’de işimi en kolaylaştıranlar da yukarıda sadece bir kısmını sayabildiğim Çin’e özgü mobil uygulamalar. Mesela Alipay sayesinde artık hiç nakit para taşımıyorum, aklınıza gelebilecek her yerde online ödeme mümkün, hatta Çin’in çok gelişmemiş bir bölgesinde bile bindiğimiz minibüste şoförun QR kodunu okutup para transferi ile online ödeme yapabilmiştik. 🙂 Market alışverişlerini de online yapabiliyoruz ve kısa sürede kapıya teslim. Şu an yaşadığım evin kapısı da dijital, parmak iziyle açılıyor. Dışarı çıkarken bir tek telefonumu almam yeterli yani anahtarı cüzdanı unuttum derdi yok. Sanırım ileride Çin’den ayrılırken en çok bu konforu özleyeceğim.

Longji Rice Terraces

Çin’de duyduğum kadarıyla halkın İngilizce bilme oranı çok düşük. İlk gittiğin zaman iletişim konusunda sıkıntı yaşadın mı? Şu an durum nasıl? Çince ile ilgili düşüncelerin neler? 

Büyük şehirler haricinde İngilizce çok bilinmiyor, hatta Guilin gibi çok turistik bazı yerlerde dahi İngilizce bilen bulmak zor olabiliyor. Ama etrafınızda İngilizce bilen bir vatandaş varsa size yardımcı olabilmek için elinden geleni yapar. (Özellikle gençler o konuda çok yardımseverler.) Benim şu an yaşadığım yer nispeten gelişmiş bir yer olduğundan ve şirkette çalışan Çinliler İngilizce bildiğinden çok zorlandım diyemem. Gerektiği yerde yine bir telefon uygulaması yardımıma koşup çeviriyi halletti. Şu an hayatımı idame ettirecek kadar basit Çince biliyorum.

Çince kesinlikle zor bir dil, aynı kelime farklı tonlamalarda farklı anlamlara geliyor. Tonlamayı doğru yapmazsanız Çinliler sizi anlamayabilir veya yanlış anlayabilir, mesela pazarda elma yerine armut alıp dönebilirsiniz 😊 Ayrıca Çin çok hızlı gelişiyor ve halk İngilizce öğrenmeye çok hevesli. aileler çocuklarına çok küçük yaslardan itibaren ana dili İngilizce olan birinden ders aldırıyor. Hatta o kadar küçük yaslarda ki, Çinli bir arkadaştan 40 günlük bebeğini İngilizce dinleti seansına götürdüğünü duymuştum! 😊

newyear
Yeni yıl kutlamaları

Çin çok kalabalık bir ülke. Hal böyle olunca birçok uzak doğu ülkesinde rush hour’da dışarıda olmak büyük bir talihsizlik çünkü. (Hatta çok uzaklara gitmeden İstanbul’u da bu listeye dahil edebiliriz. :)) Çin’de ulaşım ile ilgili benzer şeyleri söylemek mümkün mü? Ülke içinde şehirlerarası ulaşımın rahat olduğunu söyleyebilir misin?

Çin’de şehirler arası tren ağı çok gelişmiş durumda, çok büyük bir ülke olmasına rağmen özellikle hızlı trenler sayesinde bu mesafeler kısalıyor. Birbirine çok uzak şehirler arasında dahi trenle ulaşım mümkün. Mesela uçakla 3.5 saat olan Beijing-Shenzhen arası (2000 km), hızlı trenle 10.5 saatte gitmek mümkün. Öte yandan uzak mesafelerde hızlı tren olduğu gibi kısa mesafelerde de uçak alternatifi olabiliyor, mesela Ningbo-Shanghai arası hızlı trenle 2 saat, ama birbirine yakın bu 2 şehir arasında tarifeli uçuş da var ve 50 dk sürüyor. Ben hep Shanghai’yi İstanbul, Ningbo’yu Bursa’ya benzetiyorum. Düşünsenize Bursa’dan İstanbul’a tarifeli uçakla gittiğinizi 😊 Dolayısıyla Çin’de şehirlerarası her türlü ulaşım mümkün ve gerçekten çok rahat yalnız biletleri erkenden almanız koşuluyla. (Yoksa kalabalık bir ülkede bazen dakikalar bile önemli olabiliyor bilet fiyatları artmadan yerler dolmadan bilet alabilmek.)

Şehir içi ulaşımda da birçok gelişmiş şehirde çok iyi metro ağı var. Mesela Shanghai metro ağı Londra ile yarışabilir. Her yere metro ile gitmek neredeyse mümkün.( Tabi rush hour’dan kaçınmak kaydıyla) Shanghai gibi 24 milyon nüfuslu büyük şehirlerde rush hour’da ulaşımın ne kadar yorucu olacağını söylemeye bile gerek yok. Çin’de şehir içi ulaşımda konforu sevenler için taksi de iyi bir alternatif, çünkü fiyatlar Türkiye’ye kıyasla gerçekten uygun. ( rush hour haricinde)

Uber’in Çinli versiyonu olan Didi de ulaşım için iyi bir alternatif, şimdi İngilizce uygulaması da var, yabancılar için şöforle buluşma yeri gibi konularında da anlaşmak daha kolay hale geldi. Didi’nin şehirlerarası araba paylaşımı seçeneği de var, daha ucuz olduğu için birçok Çinli şehirlerarası ulaşımda da tercih ediyor. Benim de birkaç kere kullanmışlığım var. (Her seferinde bu uygulama bizde olsa ne kadar suç işlenirdi, her gün Didi manşetlerde olurdu diye düşünmüşümdür!) Çin’de de caydırıcı cezalara rağmen nadiren de olsa Didi’den üzücü haberler geliyor. Birkaç ay önce bir kızı taciz edip öldüren, sonra da intihar eden şoför vakasından sonra Didi bir süre hizmet vermeyi kapatmıştı. Kayıtlı olan şoförün yerine başkasının aracı kullandığı anlaşılınca yola çıkmadan önce yüz tanıma özelliği ile şoföre onay verme geliştirmesi yapıldı uygulamaya.

Çin damak tadı bizim damak tadımıza pek benzemiyor. Yemek konusuna nasıl bir çözüm buldun? Dışarıda yemek yemeği tercih ediyor musun?

Evet, Türk mutfağıyla Çin mutfağının damak tadı farklı ama Çin mutfağı kesinlikle kötü değil. Bizde Çinliler böcek, köpek ne bulursa yerler gibi bir algı var. Bu durum bazı bölgelerde zaman zaman doğru olsa da geneli (ve gerçek Çin mutfağını) yansıtmıyor.

Çin yemeklerinin lezzetli olduğunu ve Çin’de herkesin kendi zevkine uygun yemek bulabileceğini söyleyebilirim. Tekrar belirteyim Çin’e gelmişken Çin yemeklerini tatmamak buyuk kayıp olur! Ben Çin mutfağını seviyorum ve her ne kadar genelde evde kendim Türk usulu yemek pişirsem de dışarıda Çin yemeği yemeyi de çok seviyorum. Mesela Çin mantısı (dumpling) kızarmış veya buğulama çok güzel, Çin böreği (spring roll) de öyle, Çin makarnası noddle’ın her çeşidini tavsiye ederim özellikle çorba şeklindeki makarna (soup noddle) çok lezzetli, soya sosunda kızartılmış çeşitli sebzeler, acı severler için Sichuan bölgesinin acılı yemekleri, balık ve deniz mahsulleri önerebileceğim yemekler arasında.😊 Masanın ortasındaki ceşnili kaynar suyun içine seçtiğiniz çiğ sebze – et koyarak kendiniz pişirdiğiniz bir yemek olan “hotpot” da Çin’in popüler ve lezzetli yemeklerinden. Beijing (Pekin) ’teyseniz de mutlaka Pekin ördeğini denemelisiniz.

Fried_beef_dumplings
Çin Mantısı (Dumpling)

Türkiye’den alıştığın lezzetlere kolay ulaşabiliyor musun? Mesela bizim evde kahvaltı beyaz peynirli ve zeytinli olmalı. (Kızım da böyle alıştı seyahatlerimizde yanımızda mutlaka zeytin oluyor bavulumuzda 🙂 )  Bizim mutfağa ait ürünleri bulmak kolay mı?

Bulmak istediğinizde Çin’de bulamayacağınız hiçbir şey yok. Peynir, zeytin ne isterseniz bulabilirsiniz, ama X markası olmaz da Y markası olur, Türk ürünü değil de Yunan-İtalyan-İspanyol olur. Türkiye’deki hepsiburada tarzında online alışveriş siteleri var ismi Taobao, aradığın her şeyi orada bulabilirsin, orada bulamıyorsan zaten Çin’de satılmıyordur! 😊 Aslında belli bir sure yurt dışında yaşayınca alıştığın lezzetler de oranın kültürüne veya en yakın muadili ne varsa ona kayabiliyor, o yüzden illa alıştığın lezzetten ziyade en kolay ulaşılabilir ne varsa onu tüketmek en iyisi.

Roast_Peking_duck
Pekin ördeği

Çin’de her şey bulunabiliyor dedin fakat temel ihtiyaçlara yeni bir ülkede ulaşmak zaman alabilir. İlk defa Çin’e gideceklere yine de yanlarında ne getirmelerini tavsiye edersin?

Bahar-yaz mevsimi ise sivrisinek kovucu losyon, temizliğe hijyene aşırı önem veriyorsanız bol bol ıslak mendil, dezenfektan, gürültüden çok rahatsız oluyorsanız kulak tıkacı getirebilirsiniz 😊 Bir de sesli çeviri için telefonunuza bir uygulama yüklemiş olmayı unutmayın. (Ben Google translate’i kullanıyorum, ihtiyacım olduğunda işimi görüyor.)

Kahvaltıda olmazsa olmaz dedikleri bir şey varsa yanlarında getirebilirler. Çünkü Çin’de kahvaltı kültürü yok. Birçok otel kahvaltıda normal yemek veriyor. Batı tarzı kahvaltı var dese de peynir, zeytin gibi bizim kahvaltı kültürünü bulmak imkansız. Bu arada birçok otelde diş macunu – fırçası, tıraş takımı ücretsiz sağlanıyor, bunları yedekleriyle getirmeye de gerek yok.

Takip ettiğim konulardan biri ülkelerin hava kirliliği endeksi (Bana bu kadar konu varken bu konuyu mu takip ediyorsun yani Sumru diye bakış atabilirsin haklısın arada denizlerin kirlilik oranlarını bile okuyorum. Çocuktan sonra çok değiştim sanırım 🙂  ) Çin’deki bazı şehirlerde hava kirliliği oldukça yüksek. (Mesela Pekin.) Çin’de yaşayan biri olarak bu konuyla ilgili neler söylemek istersin? 

Pekin, Shanghai gibi aşırı endüstriyelleşmiş şehirlerde hava kirliliği gerçekten çok fazla, özellikle Pekin’de zaman zaman hava kirliliğinden dolayı sokağa çıkma yasağı olduğunu dahi duymuştum. Büyük şehirlerde gökyüzünün mavisini görmek neredeyse imkansız, Ningbo’da da Shanghai kadar olmasa da benzer bir durum var. Yurt dışına çıkan bir Çinliye ülke nasıldı diye sorduğunuzda ilk yorumu gökyüzü maviydi oluyor. (Sonraki yorum da midelerine düşkün oldukları için genelde yemekler üzerine oluyor 😊) Özellikle 3-4 sene önce Pekin’de bir şarkıcının çocuğu hava kirliliği sebebiyle ölünce medyada konu baya yer etmiş ve maske kullanımı artmıştı. Ben ilk geldiğimde de maske kullanan insanlar daha fazlaydı. Şu an maske kullanımı sanırım daha az. (Ya da ben görmeye alıştığım için artık eskisi kadar dikkatimi çekmiyor. 😊 )

Benim olduğum bölgede hava kirliliği çok ciddi boyutta olmadığı için ben değerlere de çok bakmıyorum, dolayısıyla önlem de almıyorum.

Yabancı olarak sağlık konusunu Türkiye ile kıyaslamak ister misin? Bu konuda herhangi bir tecrüben var mı?

Ne Türkiye’de ne de burada hastaneler hakkında yeterli bilgiye sahibim. Çin’de yabancılar genelde devlet hastanelerinde yabancı dil bilen doktor olmadığı için international (uluslararası) hastaneleri tercih ediyor. Arkadaşlarımın anlattığı kadarıyla international hastane bile olsa hem güvenemiyorlar hem  de sağlık hizmetleri de çok pahalı olduğundan ameliyat ve benzeri durumlarda Türkiye’yi tercih etmek istiyorlar. Mesela bir arkadaşım eşi Shanghai’da international bir hastaneden ameliyat için 80bin RMB gibi bir fiyat bilgisi almıştı. Ayni ameliyatı Türkiye’de Acıbadem hastanesinde 15bin TL’ye yaptırdı. Ben de Ulu önderimiz Atatürk’ün dediği gibi “Beni Türk doktorlarına emanet edin” diyenlerdenim. (Sadece fiyat açısından değil hizmet açısından da Türkiye’nin Çin’den daha iyi olduğunu düşünüyorum.)

Hastanelerle ilgili ilginç bir bilgi de vereyim: Çin’de hastanelerde 2 bölüm var. Biri geleneksek Çin tıbbı. Diğeri bizde de olan batı tıbbı. Çin tıbbında daha çok geleneksel formüllerle oluşturulan bitkisel ilaçlarla tedavi edilirken, Bati tıbbında bizim de kullandığımız kimyasal ilaçlar ve modern yöntemler kullanılıyor.  Henüz ihtiyacım olmadı ama ileride bir gün lazım olursa Chinese medicine (Çin tıbbı) deneyebilirim! 😊

Yurt dışında gördüğüm Çinli gruplar dışarıya kapalı (yani diğer kültürlere ) kendi içinde yaşıyorlar. Aralarına girmek onlarla anlaşmak sence kolay mı? Bizim kültüre benzettiğin özellikler var mı?

Zorladığımızda illa benzer bir şey çıkar belki ama genel olarak bize benzeyen özelliklerinin olmadığını söyleyebilirim. İş anlamında Çinlilerle anlaşmak, onları yönetmek çok kolay değil. Bir şey anlattığımda anlamış gibi cevap veriyorlar, sonra işi uygulamaya gelince bir bakıyorsun hiçbir şey anlamamışlar. Dahası bir işi bir kere söylersin yapar ama aynı işi her gün tekrar etmesi gerekiyorsa her gün söylemen lazım ya da yapıp yapmadığını kontrol etmen lazım. Kontrolü bıraktığında en küçük fırsatı değerlendirip işi kendi üzerinden atıverebilir. Biraz uyanıklar yani.

İş haricinde gerçekten sıcakkanlı, konuşkan, güler yüzlü bir halk, sosyal anlamda anlaşmak kolay. O kadar ki yolda yabancılara laf atmayı, onlarla konuşmayı çok seviyorlar. Muhabbet edecek kadar Çincem yok desen de devam ediyor kendi çapında konuşmaya. 🙂 Çin’e gelirken yabancılarla fotoğraf çektirmeyi çok sevdiklerini duymuştum, gerçekten de öyle. Bazen yürüyüş yaparken yolda “Hello” diye laf atan, videomu çekmeye çalışan Çinliler oluyor. Başka bir şehirde gezerken de insanlar yolda, bilet kuyruğunda laf atıp muhabbet etmeye, fotoğraf çektirmeye çalıştı benimle, kendimi bir anda ünlü gibi hissetmiştim, çok güzel bir duyguymus!😊

Bir de Beijing’den yabancı turistlerin çok gitmediği Datong şehrine yatılı trenle gitmiştim, vagonda yaklaşık 100 kisi 3 katli ranzalarda beraber uyuyorduk. Bilet ucuz bilet, halk alt tabakadan, tek yabancı benim; orada da bana uzaylı gibi baktıklarını hatırlıyorum. Genel olarak Çinliler yabancıları sever, özellikle Çin ırkında olmadığı için sarışınlara acayip ilgi gösteriyorlar. Tabi bir de küçük çocuklara. Çocuklu aileleri yolda durdurup çocuğu sevmeye kalkabilirler. Yabancı çocukların gözleri büyük olduğu için gözlerine methiyeler bile düzebilirler 😊 (Tabi bu dediklerim Shanghai gibi büyük şehirlerde olmuyor, orada ciddi bir yabancı nüfusu var.)

Yataklı tren hikayenden sonra inanılmaz merak ettim. Çin gerçekten koskoca bir ülke. Her yerini görmek kısa sürede görmek mümkün değil. Hangi bölgelerini ziyaret ettin?

Çin gerçekten çok büyük bir ülke ve mesafeler tahmin ettiğinden bile daha fazla. Gezilecek-görülecek birçok yer var. Her bölgenin coğrafyası gerçekten diğerinden çok farklı ve gerçekten çok güzel. Hepsini görmek aylar hatta çalışan biri için yıllar sürebilir. Bir de her yerin en güzel olduğu mevsimler / aylar var. Bu dönemleri de dahil edersek bir ömür sürebilir 😊 Yaklaşık 3 senedir buradayım, yıllık izinlerimi Türkiye’de geçirdiğim için sadece resmi tatillerde belki ilave birkaç gün ekleyerek veya hafta sonları yakın yerleri gezme fırsatım oldu. İlk 1-1.5 senemde Çin’den ziyade Asya’daki diğer ülkeleri gezmiştim, malum tatillerim hep Çin tatillerinde olduğu için ülkedeki turistik noktalar çok kalabalık olur düşüncesiyle kaçınmıştım. Ama sonradan Asya’da 7 ülke gezip, artık her yer birbirine benziyor diyerek, son gezilerimi hep Çin’de planlıyorum. Şu ana kadar Çin’in kuzeyindeki Beijing, Datong’dan güneyindeki Shenzhen Hong Kong’a kadar toplam 16 şehir gezdim, Xi’an’dan batıya henüz geçememiştim. Ekim’deki Chinese National Day’in kutlandığı Golden Week haftasında Tibet’e giderek onu da kırmış olacağım. Ayrıca Eylül ve Ekim’deki resmi tatillerde pandalarıyla meşhur Chengdu, acılı hotpot’larıyla meşhur Chongqing ve Çin’in Hawai’si olaran anılan Sanya da gezi planlarım arasında.

Profile3
Çin Seddi

Tibet benim de merak ettiğim bir coğrafya. Gittikten sonra izlenimlerini saatlerce dinleyebilirim. Haberin olsun. Peki, yaşadığın şehir Ningbo’da beni 3-4 saatlik tura çıkardığını düşün. Neler yaparız birlikte? (Çünkü en iyi turistik noktalar orada uzun süre yaşayan yereller tarafından verilir, bilirsin.)

Birkaç seçenek sunardım, sen hangisini istersen:

Ningbo merkezde Tianyi Square ve eski Çin mahallesinde biraz gezinip Moon Lake civarında güzel bir hotpot yemeyi mi, feribotla 15 dakika mesafedeki Putuo adasında bulunan buranın en meşhur Buda heykeli ve budist ibadet yeri olan Putuo Mountain’a gitmeyi mi veya Ningbo’nun meşhur meyve bahçelerine dalıp dalından meyve yeme ve meyve toplama aktivitesine katılmayı m? Ta Çin’e kadar gelmişim bana meyve mi toplatacaksın başka yapacak bir şey yok mu deme sakın çünkü Ningbo’da bu gerçekten hem yerli hem yabancı turist için çok önemli ve keyifli bir aktivite, ayrıca ben şu ana kadar dünyanın başka bir yerinde böyle turistik bir aktivite duymadım, gerçekten çok güzel. Ayrıca çok büyük bir alan, çok çeşitli meyve tarlaları var, ancak haritayla gezebiliyorsun. 😊

Bir de Çin’de fake (markaların birebir kopyası olarak üretilen eşyalar) marketler çok ünlü. Bize ucuz alışverişin tüyolarını verebilir misin?

Shanghai Pekin gibi büyük, turistik şehirlerde fake marketler var. Fake marketlerde alisveriş yaparken çok dikkatli olmak lazım, ürünün satış fiyatı tamamen sizin pazarlık gücünüze dayanıyor. Satıcılar pazarlık yapacağınızı öngörerek ilk fiyatı çok yüksek söylüyor, gerçek fiyat aslında o fiyatın 60%-70% altında! Yani bunu bilerek pazarlık yapın. İstediğiniz ürünü hemen ilk gördüğünüz yerden almayın. Fake market içinde aynı ürünü satan bir sürü yer var. Fiyat karşılaştırması mutlaka yapın. Bazı satıcılar pazarlıkta daha esnek olabilir, daha çok indirim yapabilir. Almaya çok hevesli görünürseniz pazarlık gücünüzü azaltabilirsiniz. Son fiyatınızı kabul ettiremediyseniz de almıyorum deyip çıkın, peşinizden koşup tamam tamam veriyorum diyebilirler 😊Her zaman böyle olacak demiyorum ama birçoğunda işe yarar, çünkü Çinliler ne satarsam kar diye bakıyor.

 

Çin’de değişik geleneksel kutlamalar, bisküvilerin içinden çıkan kısmetler var. Bir de çeşitli festivalleri. Yeni yıl kutlamaları ve takvimleri de biraz değişik. Çin kültürüyle ilgili senin gözlemlerin neler?

Çin kültürü dünyanın en köklü kültürlerinden bir tanesi. 2000 yılı aşan ve hala toplumsal ve ailesel ilişkilerin düzenlenmesinde önemli bir yeri olan Konfucyus (Kong tzu) öğretileri, temelde Laozi (Lao tzu)’ nun öğretilerinden beslenen Taoizm felsefesi ve Budizm’in etkileri Çin kültürünün üzerinde önemli bir etkiye sahip.

Çin’e geldiğimde beni en etkileyen şeylerden bir tanesi yeni jenerasyon dahil halkın bu kültüre hala bağlı olması ve geleneklerini devam ettirmesiydi. İlk geldiğim zamanlar kültürü tanımak için kendi ekibimi soru bombardımanına tutmuştum.

Çin kültür ve tarih anlamında, birçok hikayeleri, efsaneleri var, bunların çoğunu Çin dövüş filmlerinde görüyoruz aslında.( Uçan dövüşçüler, ustalar gibi)

Çin astrolojisine göre burçlar da farklı. Her yılın simgesi farklı bir hayvan olan 12 yıllık bir astroloji sistemi. Doğduğun yıla ait olan hayvan yılında kırmızı çorap ve çamaşır giymenin uğur getireceğine inanıyorlar. Bazı şeylerin de uğursuzluk getireceğini düşünüyorlar. Mesela benim ekip üyelerimden biri koyun yılında doğduğu için koyun eti yemenin uğursuzluk getireceğine inandığından kesinlikle koyun eti yemiyor. Bunu da çok ilginç bir şekilde fark ettim; Türkiye’ye iş gezisine gitmiştik beraber, Bursa’nın meşhur yemeğidir çok lezzetlidir diye İskender yemeye götürdüm. Kokudan anlamış olacak ki hemen bunda koyun mu var dedi. Garson da bir miktar var deyince yemedi.

Senin de dediğin gibi Çin yeni yılı tarihleri biraz değişik, Spring festival olarak bilinen Çin yeni yılı ay takvimine göre hesaplanıyor, genelde Ocak sonu Şubat başı gibi kutlanıyor. Normalde devlet tarafından bir hafta resmi tatil olarak belirlese de şirketler onu iki belki üç haftaya kadar uzatıyor. Çünkü bu dönem Çinliler için çok önemli bir tatil dönemi. Birçok Çinli memleketinden çok uzakta çalıştığı için memleketine gidip ailesini, akrabalarını ziyaret edebileceği tek tarih olarak düşünebiliriz. O dönemde genelde tatile gitmeyi tercih etmezler, memleketlerine giderler. Bütün Çin memleketlerine gitmek için yer değiştirdiği için trafikte, havaalanlarında kilitlenme-rötarlar, biletlerin aylar öncesinden tükenmesi nedeniyle karaborsadan bilet bulmaya çalışma, mahalledeki market, restoran sahibi de memlekete gittiği için açık yer bulma zorluğu  gibi çeşitli toplumsal sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bu tatil döneminde Çinliler her akşam başka bir aile büyüğünün evine yemeğe gider, özel yemekler pişirilir, aile içinde gerçekten coşkuyla kutlanır. Çocuklara kırmızı zarf içinde para verilir.

Bu tarz festival dönemlerinde Çinlilerin vazgeçilmez bir geleneği de havai fişek patlatmaktır, yalnız bizdeki gibi saat 00.00 olduğunda 3-5 dakika havai fişek gösterisi gibi değil! Halk, mahalle arasında dakikalarca havai-fişek patlatır, biri biter çok yakın bir yerde başkası başlar ve festival boyunca böyle devam eder. Çin halkında bu havai fişek hastalığı barutu icat ettiklerinden beri var herhalde. Bazen herhangi bir bayram olmasa da patlatıyorlar, çıkan ses ve ışığın kötü ruhları kovduğuna inanıyorlar. Bizde Atatürk havaalanında patlama olduğu dönemde Shanghai’da havalanının dış hatlar gidiş bölümünde bir patlama olmuştu. Terör saldırısı diye tahminler yapılırken bir Çinlinin bavulundaki havai fişeklerin patladığı ortaya çıktı. Bazen böyle ilginç şeyler de olabiliyor Çin’de 🙂

Spring (Bahar) festivali döneminde meydanlarda geleneksel Dragon ve Lion dans gösterileri, çeşitli oyunlar, yeni yılın simgesi hayvan maketleriyle oluşturulan çeşitli gösteriler rengarenk görsel bir şölene dönüşüyor. Ek bir bilgi olarak bu yıl köpek yılında olduğumuzu ve seneye domuz yılına gireceğimizi ekleyeyim ve bitireyim, yoksa Cin kültürü, geleneksel kutlamaları konusu derya deniz, anlat anlat bitmez 🙂

Dragondance
Dragon dansı
Liondance
Lion Dansı

İş hayatından yukarıda bahsettik belki okuyucular arasında Çin’e öğrenci olarak gelmek isteyenler de olabilir. Biz Türklere Çin’de üniversite eğitimi olanaklı mı?

Çin’de her şey olduğu gibi iyi bir eğitim de oldukça pahalı, maddi imkanlar elveriyorsa veya uygun bir burs programıyla Çin’de eğitim almak mümkün. Türkiye’den burs alan, Çin’in yabancılara yönelik burslarından yararlanan, Konfucyus bursuyla burada eğitim alan veya okulların kendi burslarını kazanarak Çin’de lisans, yüksek lisans ve dil eğitimi alan Türk öğrencilerin olduğunu biliyorum.

Kapanış sorum çok klasik olacak! Türkiye’de en çok neyi özlüyorsun?

En büyük zorluk tabi ki ailenden, sevdiklerinden uzak kalmak, mesafe de çok uzak olduğu için sık sık gidip görememek. Çin’in internet politikasından ötürü sorunsuz, kesintisiz internete girmek de özlediğim diğer bir konu. Türk yemekleri, deniz-güneş-kum-mavi gökyüzü de zaman zaman özlediklerim arasında 😊

***

Sorularıma verdiğin içten cevaplar için çok teşekkür ederim Leman’cım.

***

Leman’ın sosyal medya hesabından Çin ile ilgili paylaşımlarını takip edebilir, Çin’de yaşam ile ilgili sorularınız olursa kendisine instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

***

Bu yazıdaki fotoğraflar sevgili Leman’a aittir.

***

Bu röportaj serisinde farklı ülkelerden farklı misafirlerim olacak. Umarım sizlere yurt dışında yaşam konusunda fikir verip, yararlı bilgiler sunabileceğiz.

Yurt dışında yaşıyor ve izlenimlerinizi buradan paylaşmak istiyorsanız, sizinle de yurt dışına taşınmak ve yurt dışında yaşam üzerine bir röportaj yapabilirim. Bana ulaşmak için iletişim bölümüne tıklayabilir ya da yeni yazılarımı takip etmek için facebook ya da instagram sayfamı takip edebilirsiniz, sayfalara linkten ulaşabilirsiniz..

Sevgiler!

Sumru

Reklamlar

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s