Anne ben Romanlara gidiyorum!

Bir Roman evi ziyareti 

Benim jenerasyonumdaki her çocuk akşam dışarıda biraz daha oynamak isteyince ailesinden şu cümleyi duymuştur: “Bu saatte dışarıda kalınmaz çingeneler kaçırır seni” 🙂 Ben de dışarıda oynamalara doyamadan eve giren o çocuklardan biriyim. (Şimdiki çocukların en yakın arkadaşı tabletleri! Devir cidden değişti artık!)

Çok geziyorum diye çingeneler beni kaçırmadı. Bu sefer ben kendi ayaklarımla onları ziyarete gittim. 🙂 Başlıktan da anlayacağınız üzere bir Roman evini ziyaret etme şansı yakaladım Romanya’da. Bu ziyaret sırasında (meraklı kişiliğimden kaynaklanan sonsuz soru sorma kapasitemle) epey soru sorduğumdan öğrendiklerimi şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Romanya’da yasadığım dönemde parlak uzun etekleriyle belirli bölgelerde yaşayan çingeneler ve Romanya içindeki gezilerimiz sırasında zaman zaman önümüze çıkan dışarıdan epey gösterişli (çatısı gümüş rengi ve parlak) Roman evleri çok ilgimi çekmişti. İş arkadaşlarıma Romanlar hakkında soru sorduğumda hep tepkili cevaplarla karşılaşmıştım. “Romanya’nın adını kirletiyorlar. Hepsi hırsız onların…” şeklinde gayet negatif bir tutum içinde olduklarını gözlemledim. Ayrıca dışarıya kapalı bir toplum oldukları için yanlarına gidip merhaba konuşabilir miyiz gibi bir durum pek de mümkün değilmiş. (Zaten biz de Rumence’yi sohbet edebilecek seviyede bilmediğimiz için onlarla iletişime geçme şansımızın olmadığını biliyorduk.)

Romanların yaşamını epey yabancı turist merak etmiş olacak ki bir kuruluş İngilizce bilen Romanlarla onların kalkınmasına destek olmak amacıyla yani kar amacı gütmeyen bir proje geliştirmiş. Bükreş, Braşov ve Targu Mureş’teki pilot lokasyonlardaki Roman ailelerle bir araya gelerek onların hayatına dair gözlem yapma şansı yakalıyorsunuz. Tüm bunlar film karesi değil gerçek yaşamlar yani bizim ziyaret ettiğimiz ev, kurgu bir ev değil. O adreste anneanneli torunlu bizzat yaşıyorlar. Bu arada turistik bir görüntü olduğunu bilsem kesinlikle gitmezdim.

Öncelikle internet sitesinden bulduğum email adresine çekine çekine mail atarak bağlantıya geçtim ve evlerine birkaç saatliğine konuk olmak istediğimi söyledim. Çok hızlı bir şekilde mailime cevap geldi. Cuma günü akşamüzeri 4 gibi buluşmak üzere ziyaretimizi planladık. Gabor ailesinin ev adresi ve ulaşım bilgilerini bana mail yoluyla bildirdiler. Targu Mureş yakınlarında Valenii köyünde yaşıyor Gabor ailesi. Daha önce Targu Mureş tarafına gitmiştim. Sibiu’dan uzakta yani yolumuzun tam ters tarafındaydı. Asıl mesela Almanya’dan uçarak sadece hafta sonu olarak planladığımız bu gezide 2 yaşındaki kızımda bizimle birlikteydi. Onun aktif olduğu saatler arasına bu ziyareti bir şekilde sıkıştırmaktı. Daha da mühimi eşimi böyle bir ziyaret için ikna etmekti 🙂

Telefonumdaki navigasyona adresi girip eşime bu adrese gidiyoruz çok turistik bir etkinlik ayarladım dediğimde bakışlarından pek ikna olmadığını anladım. Adrese geldiğimizde ise baklayı ağzımdan çıkardım. Ufak bir şok sonrası kapıya yöneldik! 🙂

Klara evin İngilizce bilen iki kızından en büyüğü. Romanya’da yayınlar orijinal dilinde yani İngilizce veriliyor. (Alt yazı olarak Rumence) Küçüklüğünde izlediği İngilizce yayınlardan öğrenmiş İngilizce’yi. Öyle akıcı öyle güzel konuşuyor ki, ana dili gibi inanamadım. Herhangi bir kurs almadığına inanmak zor. Onun dışında Rumence ve Macarca’da biliyor. Bir de kendi Roman dilleri. 4 dilli yani hem Klara hem kız kardeşi. Bize Romanlar hakkında bol bol bilgi verdi. İlk söylediği şey evet biz çingeneyiz fakat burada gördükleriniz ortalama bir çingenenin yaşantısı değil. Biz artık göçebe değiliz. Birkaç nesil önce dedelerim yerleşik düzene geçmiş. Hatta babam okuyup polis memuru olmuş dediğinde üzerimizdeki o ufak tedirginliği hemen attık!

İlk sorum kıyafetleri üzerineydi. Biz geldik diye bu şekilde giyindiniz yoksa her zaman mı böyle giyiniyorsunuz diye direkt konuya giriş yaptım 🙂

Klara anlatmaya başladı:

Belki daha önce de duymuşsunuzdur. Biz Romanlar Kuzey Hindistan’dan göçebe olarak Avrupa ve Amerika’ya yayıldık. İlk zamanlar yerleşik düzene geçme gibi bir durum söz konusu değildi. Romanya’da komünizm döneminde (hatta zorla) bir kısmımız yerleşik düzene geçti. Oradaki Kast sistemi ve gelenekleri de yanımızda getirmişiz. Hindistan renkli giyinmeyi ve bolca altın takı takmayı sever. Bizim kültüre göre de hepsi bir arada takılıp gösterilmeli.  (Sanırım Türkiye’de yeni gelinlerin kollarında baştan başa bilezikleri de benzer kültürün sonucu 🙂 )

Eteklerimizin hepsi el emeğidir yani mağazada bu etekleri bulamazsınız. Hatta bu eteklerin üzerindeki desenler de modaya göre değişir. Bu aralar Hürrem eteği çok moda. (Klara dikiş dikiyor ve aynı zamanda internet üzerinden tanıtımını yaptığı kendi adına ait bir marka da yaratmış. Yurt dışında yaşayan Romanlar’dan yüksek sipariş alıyor. Kargoyla siparişleri yurt dışına gönderiyor.)

 

 

S: Hürrem’in modası geçmedi mi hala?

K: Yok hala siparişler alıyorum.

Geleneklerimize sıkı sıkıya bağlı olduğumuz için bu kıyafet de geleneğin bir parçası. Genç kızlar saçlarını uzatıp iki yandan kurdeleyle örmek, evli kadınlar ise saçının bir kısmını başörtüsüyle örtmek zorunda. Geleneğe göre dekolte de uygun değil. O yüzden bu bol eteklerin üzerine giyilen bluzler bol ve dekolteden uzak olmalı.

IMG_4085

Klara’nın babası çingene sosyal koduna uygun olarak geniş şapkalardan takıyor ve bıyık bırakmış.

S: Peki, Kast sisteminden biraz bahseder misin?

K: İlk sırada Gaborlar ve Kaldereshler var. Yani en yüksek seviye. Uzun süre göçebe yaşadıkları için çingene kültürüne ve geleneklerine hala sıkı sıkıya bağlılar. Metal işçiliği ile geçinimini sağlıyor. Nispeten durumları iyi bir grup. Bu grupta çok zenginler de var. Sonra çadır çingeneleri var. Ayı terbiyeciliği yapıyorlar genelde. Üçüncü sınıfta müzisyenlik ve hasırcılık yapan hatta seneler önce köleleştirildikleri için çingene kültürünü kaybetmiş  Romanlar var. En alt sınıf ise dokunulmazlar. Bu grup Ahşap oymacılığı yaparak (tahta kaşık vs. yapanlar) ve ormanlardan mantar toplayarak geçinimini sağlıyor. (Bu arada bu proje kapsamında her gruptaki meslek grubuna kısa ziyaretler yapmanız mümkün.)

Melissa’ya bakarak hala emziriyorsun değil mi diye soruyor. Ben kafamda soru hazırlarken bana yöneltilecek herhangi soru beklemiyordum. Afalladıktan sonra evet diyorum. Biz Romanlar da çok uzun süre çocuklarımızı emziririz. Hatta erkek çocuklarını kız çocuklarından daha uzun süre emziririz güçlü olsunlar diye anlatıyor.

S: Kaç yaşında evlendin? Düğünleriniz nasıl?

Kızlar geleneklere göre 2 ila 5 yıl arasında okula gidiyor. Ben 5 sene kardeşim 8 sene okula gitti. Evlilik çağı ise genellikle 13 yaşında başlarken babam beni evlendirmek için 16 yaşına kadar bekledi. Çocuk sayısı ile ortalama 8 bizim kültürde! Benim sadece üç kardeşim var. Annem ve babam 3’te durmuşlar. Ben 2 çocuktan fazla istemedim.

S: (Araya giriyorum.) Çocuklarını okula gönderecek misin?

K: Ben çocuklarımı olabildiğince uzun okutmak istiyorum.

Evlilikler hala görücü usulü ile yapılmakta. Hindistan’daki bu kültür de Romanlar arasında hala devam ediyor.

Düğünlerimiz aslında sadedir. Hep birlikte pazarları yemek yiyoruz. Bazı kastlarda biraz daha kalabalık düğünler olabiliyor. Fakat 200-300 kişiyi geçmiyor davetli sayısı. Dini bir ritüel yok. İlginç ama Romanların bir kısmı Katolik kilisesine gidiyor. Sanırım onlarda neden gittiğini bilmiyor.

(Hindistan’dan gelen gelenekler içinde o çok kalabalık günlerce kutlanan düğün adetlerinin hala yaşamıyor olması biraz şaşırttı beni. Sanırım göçebelikle birlikte düğün yaparken çağıracak insan problemi ortaya çıkmış :))

S: 13 yaşında bir ev sorumluluğunu almak zor değil mi?

K: Evlensek bile biz hala çocuğuz o yaşta! (gülüyor). Aslında üzerimizde hiçbir sorumluluk yok. Evlendikten sonra eşinin ailesinin yanına taşınıyorsun. Kayınvaliden evin sorumluluğunu hala üzerinde taşıyor. Yemek yapmak, yiyecek alışverişi gibi konular da onun sorumluluğunda. Ben sabah kahvaltı yaptıktan sonra annecim ben çizgi film izliyorum şimdi diyordum. 🙂 O yaştaki çocuk başka ne yapabilir ki…

Geleneklere göre her sınıf kendi içinde evlilik yapabilir. Başka bir sınıftan evlenmek yasak. Hatta utanç konusu.

Ben iki evlilik yaptım. Geleneklere göre oğlum babasıyla birlikte yaşamalı. Daha önce de söylediğim gibi Roman kadınlarından biraz farklıyım. Oğlumun benden ayrı kalmasına dayanamadığım için legal yollar üzerinden oğlumu yanıma aldım.

Bu arada burası annem ve babamın evi. Büyükannem de bizlerle yaşıyor. Genelde yemekleri o yapıyor.

S: Bence sen çok farklısın. Yani epey dişli birisin değil mi?(Gülüyorum.) Facebook hesabın var. Oradan seni takip edenler var. Hatta tanınmış popüler birisin bu kültür içinde!

K: Haklısın. Diğer Roman kadınları gibi değilim. Hakkımı aramayı istiyorum. Ayrıca kendime ait bir işim olmasını hep hayal ettim. Üretmek istiyorum. Yeni bir şeyler üretmek cidden mutlu ediyor. Facebook ise apayrı bir platform. Dünyanın her tarafından insanla bağlantı halindeyim. Onlarla konuşuyorum. Hatta komik bir hikaye de var.

Brezilya’dan bizlerle bağlantıya geçen biri kısa bir belgesel çekimi için Romanya’ya geldi. Havaalanında araç kiralama şirketine heyecanlı bir şekilde Romanların yanına gidiyorum Targu Mureş’e. Onların yanında konaklayacağım diye planlarını anlatınca görevli size araç vermemiz mümkün değil. Aracımızı tehlikeye sokarsınız demiş. 🙂

Romanya ile ilgili televizyonda çeşitli tanıtım yapılıyor ama bizim projemize yer vermek istemiyorlar. Çünkü kötüleme yoluyla para kazanmak işlerine geliyor. İnsanların aklında farklı algı (negatif) oluşturmak daha kolay.

S: (Mutfakta sergi şeklinde tabaklar tencereler var. Onlar gözüme çarpıyor.) Bunları kullanmıyor musunuz?

IMG-3840
Dekor mutfak

K: Onlar anneannemin ve annemin çeyizleri. Kullanmadık. Erkek kardeşim evlenince onun eşiyle birlikte biz de kullanmayı planlıyoruz. (Bu benzerliğimizi düşünerek annemin ve anneannemin evindeki dokunulmaz porselenlere epey güldüm! )

Çeyizler genelde kullanılmaz. Bir nevi dekordur, göstermek için. (Gülüyor.)

Burası gerçek mutfak değil. Hoşumuza gittiği için öyle dekore ettik. Mutfak evin diğer kısmında.

S: Rumen vatandaşı mısın? Yani senin de AB pasaportun var değil mi?

K: Annem ben doğmadan önce sağlık sorunu yaşamış ve Macaristan’da kısa bir tedavi görmüş. Ben orada doğdum. Dolayısıyla hem Macar hem Rumen vatandaşıyım.

S: Hiç yurt dışına çıktın mı?

K: Evet Almanya, İngiltere’ye gittim. Hindistan’ı çok merak ediyorum. En yakın zamanda Hindistan’a gidip oradaki yaşantıyı ve kültürü araştırmak istiyorum.

S: Klara komik bir soru soracağım lütfen kızma!Sen benim kafamdaki Romanlara göre oldukça beyaz tenlisin. Bir sebebi var mı?

Genlerimizde sarışın akrabalarımızdan dolayı beyazlık var. (Aile albümünü açıyor.) Bak bu küçük sarışın kız çocuğunun Roman olduğuna inanabilir misin?

IMG_4538-768x1024
Aile albümlerinden bir resim. Bu sarışın Roman genç kız uzaktan akrabaları

Sonra konu bir şekilde erkeklere geliyor. Koyu renk saçlı erkekleri beğeniyormuş. Bir de gözleri yeşil olursa tamam.

S: Yoksa sende mi Tarkan’ı beğeniyorsun?

K: Evet gözleri yeter onun.

Dizilerdeki Türk erkeklerini beğeniyormuş. İçimden keşke o dizilerdeki erkekler günlük hayatta da olsa diyorum! 🙂 Eğer Klara İstanbul’da metrobüse binse dizilerde gördüğü erkek oyuncuların bir senaryodan ibaret olduğunu anında çözecektir! 🙂

Çok samimi bir şekilde veda ediyor bizlere. Farklı duygular içine giriyorum. Tüm ön yargılarımı evde bırakıp buraya gelip farklı hayatları (hatta bir o kadar da benzerlikleri) tanıdığım için mutlu hissediyorum kendimi…

Bu yazımı okuduktan sonra yorumlarınızı çok merak ediyorum. Yazının altına yorumlar bölümüne paylaşırsanız sevinirim.

Eğer siz de böyle bir kısa bir ziyaret ya da konaklama (home stay) isterseniz detayları aşağıda bulabilirsiniz:

Tzigania Project:

 

Reklamlar

One comment

  1. Klara seni seviyorum, her zaman kalbinin izinden gitmen dileğiyle .
    13 yaşında evlenip, kayınvalidesine ben çizgi film izlemeye gidiyorum demesine gülsem mi ağlasam mi bilemedim. O kadar güçlü anlatmış ki 🙂 gülümsedim . Farkli ama ayni olan bir çok hayat izleri… Bu izleri seninle takip etmeyi sevdim ben Sumru 💞☺️.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s