Yurt dışında yaşam üzerine röportajlar serisi-5: Kazakistan’da yaşam

   Yurt dışında yaşam ve sıradışı gezginler röportaj serimizde bu sefer pek bilinmeyen bir coğrafyaya gidiyoruz. Hem de Mehmet Altay’la birlikte. (@mehmetaltie) Kendisi benim gözümde modern seyyah hatta bir Orta Asya uzmanı! İnstagram’da paylaşımlarına defalarca bakarak hayallerimde beni o az bilinen rotalara götüren fotoğrafların sahibi… 1 yıl Kazakistan’da yaşadığı için o coğrafyayı altını üstüne getirmiş ve içinde bitmek tükenmek bilmeyen seyahat aşkıyla da hala yollarda. Orta Asya’daki yaşamı ve Mehmet’in seyahat tutkusunu merak ediyorsanız arkanıza yaslanın ve kahvelerinizi elinize alın. Sorularıma çok samimi yanıtlar verdiği için  heyecanla okuyacağınızı tahmin ediyorum…

(Röportaj serisinin ilki Çekya’da yaşam, ikincisi Almanya’da yaşam üçüncüsü Romanya’da yaşam ve dördüncüsü Çin’de yaşamı altıncısı Dubai’de yaşamı  ve yedincisi İsveç’te yaşamı okumak için de linklere tıklayabilirsiniz.)

Öncelikle bu röportaj için çok teşekkürler Mehmet. Paylaşımlarında kendi özel yaşamından ziyade gittiğin yerlerdeki gözlemlerinden bahsediyorsun. Ben dahil çoğu kişi seni merak ediyor. Kısaca kendinden bahseder misin?

38 yaşındayım. Bekarım. 13 yıl boyunca özel sektörde çalıştım. Son 1 yıldır turizm sektörü ile ilgili çalışmalar yapıyorum ve gelecek için bu yönde planlarım var. Spor yapmak, okumak, araştırmak ve gezmek en sevdiğim aktiviteler. Ve tabii ki fotoğrafçılık.

20160521_172701
Dünyanın en yüksek binası Burj Al Khalifa
10454525_10202828836214566_5576971290042984690_n
Bohol Adası yerlilerle Filipinler

Gezmeyi ve keşfetmeyi takip ettiğim kadarıyla çok seviyorsun. Anlatımın ve içeriğin fotoğraflarla birleşince harika. Paylaşımların da çoğunlukla çok bilinmeyen coğrafyalardan geliyor.  Rusya (Sibirya) ve eski Sovyet ülkeleri üzerine paylaşımların cidden çok etkileyici. Nedir seni oralara çeken şey?

Teşekkür ederim. Açıkçası bu konuda herhangi bir kriterim yok. Fransa’nın köyleri de benim için cazip , Rusya’nın ormanları da. Ben her yerin görülmeye, gezilmeye değer olduğunu düşünüyorum . En ücra köşedeki köy kasabada bile görebileceğiniz bir güzellik, bir hikaye, bir insan, bir eser olabiliyor. O yüzden her zaman görebileceğim kadar her yeri görmek istiyorum. Bu konuda seçici değilim.

DSC_0080-2
Akka, İsrail
20160702_190911
Yunan Teyze ile, Sakız adası (Yunanistan)
20170926_135605
Dünyanın en yüksek ikinci karayolu, Akbaital Tacikistan (4200 m)

Peki, senin ne zaman başladı yurt dışı serüvenin?

Yurt dışına ilk çıkışım ben 3 yaşında iken ailem ile beraber İtalya’nın başkenti Roma’ya taşınmamız ile olmuş. 4 yıl boyunca çocukluk yıllarım İtalya’da geçiyor. Daha sonra 2008 yılından başlayarak bugüne kadar gelen süreçte dünyanın farklı yerlerine bir çok gezim oldu.

Roma kulağa oldukça hoş geliyor. Hatırladığın komik bulduğun bir anın var mı orada yaşadığın sürede? 

Çok küçük yaşlar tabii ki, fazla bir şey hatırlayamıyorum. İtalyanlar çocukları çok sever ve sevgilerini göstermekten çekinmezler. O zaman komşularımızın kedi ve köpekleri vardı. Evimizin bahçesinde onlarla oynardım. Hayal meyal onları hatırlayabiliyorum. Bir de okulda bir oyuncak mevzusu olmuştu : ) İtalyan bir çocuğu dövmüşüm. Anneme okuldan şikayet gelmiş. O zamandan göstermişim Türklüğümü işte : )

🙂 Sen İtalya günlerini pek hatırlamasan da o çocuğun çocukluk anıları içinde sen bir yere sahipsin anlaşılan!

Peki İtalyanca ile aran nasıl?

Aslında Roma’da bulunduğumuz dönemde İtalyanca konuşabiliyormuşum. Zaten orada 1 yıl boyunca okula da gittim. Şu anda hafızamda kalan bir şey yok tabii ki.

Roma’dan sonra da Doğu Anadolu’nun küçük şehri Muş’a taşındığımız için İtalyancayı devam ettirmek benim için pek mümkün olmamış. Dünya üzerinde İlkokul 1.sınıfı Roma’da 2. ve 3. Sınıfı ise Muş’ta okuyan tek insanoğlu olduğum için gururluyum. Fakat annem anlaşabilecek derecede, babam ise iyi derecede İtalyanca konuşabiliyor.

 Yurt dışında yaşam ile ilgili farklı kişilerden epey anı dinledim açık söyleyeyim Roma ve Muş kombinasyonu kadar ilginç olanına hiç denk gelmedim! 🙂 Farklı kültürlere karşı uyum ve tolerans belki de bu yaşlarda filizlendi sende!

Bence bu konuyla ilgili düşünce ve gözlemlerini de fotoğraflar ile paylaşım haline getirmelisin. Senin bakış açından okumak keyifli olacaktır. 

DSC_0698-3
Zeynel Bey Türbesi,Hasankeyf
DSC_0536
Buhara, Özbekistan
DSC_0044-2
Pirinç Tarlaları, Filipinler
DSC_0016 (2)up-2
Kazan, Kremlin (Tataristan, Rusya)
20160828_192609
Kol’de gün doğarken yurt çadırı, Kırgızistan

Biraz’da senin yurt dışında yaşam tecrüben üzerine konuşmak istiyorum. Hayatının bir döneminde kalktın, Kazakistan’da yaşamaya karar verdin. Nasıl gelişti tüm bunlar biraz bahseder misin? Zor bir karar olsa gerek, ne dersin?

Aslında benim için kolay bir karar oldu. Benim dururum farklıydı. Çeşitli sebeplerden dolayı işimden ayrılınca o dönem Alma Ata’da yaşayan kız arkadaşım için Kazakistan’a gitmeye karar verdim. Yaklaşık 1 yıl kadar Kazakistan’ın Alma Ata şehrinde kaldım. Bu dönemde Türkiye’de 100’e yakın mağazası bulunan bir Türk ayakkabı firması ile anlaştım ve bu markanın Orta Asya ülkelerine satışını ve pazarlamasını yaptım. Başta Kazakistan olmak üzere, Kırgızistan ve Tacikistan’ın büyük firmalarına bu Türk markasının ürünlerinin toptan satışlarını yaptık. Aslında bu bir anlamda benim için bir taşla iki kuş vurmak gibi oldu. Mesela dünyanın en zor rotalarından biri olan Pamir Yolu’nu tamamen kendi sahip olduğum şartlar ile geçip sonrasında vardığım başkent Duşanbe’de yaptığım görüşmelerde Tacikistan’ın önde gelen bir tekstil firması ile ciddi bir satış anlaşması yapmıştım.

Cidden etkileyici bir hikaye. Seninki bir kapı kapanır bir kapı açılır tarzı motivasyonel bir hikaye! O coğrafyayı gezebilmek cidden şu an bambaşka kapılar açtı. Mesela turizm. (Bu konuya mutlaka röportajın devamında tekrar değinmek istiyorum.)

Peki, oraya gitmek için vize alırken zorlandın mı? Yoksa bavulunu toplayıp elini kolunu sallayarak ben geldim mi dedin gümrük polisine?

Kazakistan Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor. Yalnızca ülkeye girişte “sizin nerede kaldığınızı, ne kadar süre ülkede bulunacağınızı ve genel kimlik bilgilerinizi” gösteren, Register Kartı denilen kağıdı dolduruyorsunuz. Türk vatandaşları için ülkede bir ay kalma süresi var. Ben sürem doldukça 2-3 günlüğüne ya Türkiye’ye gelerek, ya da Kırgızistan’a gel git yaparak bu durumu çözmüştüm. Kazakistan’da kalifiye eleman olarak çalışanların izin alması için belirli prosedürler var. Bir Kazak şirketi için çalışacaksanız çalışma izninin alınması zor değil.

Birkaç ünlü gezgin blogunda Türkmenistan turistik vizesini alamadı diye okumuştum. Orta Asya’daki ülkelerin Türklere vize verirken prosedürleri epey  zorlaştırmışlar diyebilir miyiz?

Aslında değil. Kazakistan ve Kırgızistan T.C. vatandaşlarına vize uygulamıyor. Özbekistan ile de geçen yıl karşılıklı anlaşma ile vizeler kaldırıldı. Tacikistan ve Azerbaycan vizelerini almak ise T.C. vatandaşları için zor değil. Tacikistan vizesi internet üzerinden kolayca alınabiliyor. Azerbaycan vizesi de keza havalimanından alınabilen bir vize.

Türkmenistan’da ise durum farklı. Fakat bu yeni meydana gelen bir durum değil. Türkmenistan’ın Türkiye’ye bir tepkisi olduğunu düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydı, ülkede en çok iş yapan firmalar Türk firmaları olmazdı. Türkmenistan’ı ülke olarak biraz incelediğinizde dünyada eşi benzeri olmayan , çok antika kuralları olan bir ülke olduğunu hemen görürsünüz. Bu ülke için turistik vize almak çok meşakkatli. Ben bundan 3 yıl önce Cehennem Kapısı olarak da bilinen Azdavay Krateri’ne gitmek için Türkmen vizesi almak istemiştim. Türkiye’de Türkmenistan Vizesi hakkında en iyi hizmeti veren acentayı buldum. Fakat onlar bile yalnızca ticari vize konusunda kolaylıklar sağlayabiliyordu. O zaman benden turistik vize alabilmem için 600 Euro gibi çok yüksek bir rakam istemişlerdi. İşin sonunda onu da kabul etmeme rağmen yine de vizeyi alamadık. Bir Türkmen vatandaşının sizin için orada bulunan kurumlardan resmi izinler alması gerekiyormuş… Gerçekten zor ama sonuç olarak söylemek istediğim bu yeni bir durum değil. Özellikle bir tepki yok. Önceden de turistik vize konusu böyle idi.

DSC_0953
Buhara, Özbekistan
DSC_0301
Bakü Türk şehitliği, Azerbaycan
DSC_0033-3
Abu Dhabi, Sheikh Zayed Camii (BAE)

Alma Ata’da yaşam pahalı mı? Mesela ev kiraları nasıl?

Alma Ata şehrini ele alırsak kira fiyatları bölgelere göre çok değişkenlik gösterebiliyor. Alma Ata, Tanrı Dağları’nın eteğine kurulmuş bir şehir. Dağ tarafına doğru fiyatlar artar. Aşağıya indikçe fiyatlar ve yaşam kalitesi birbirine paralel şekilde düşer. Genel bir fiyat vermiyorum. Çünkü dediğim gibi; konuma göre aklınıza gelebilecek her türlü fiyat var. Genel olarak Alma Ata’da yaşam pahalı demeyelim ama ucuz da değil.

Kazakistan’da bize göre tuhaf bulduğun uygulamalar var mıydı? Ya da sana tuhaf gelen yasaklara şahit oldun mu?

Tabii ki. Günlük hayatta hemen ilk göze çarpan şey trafikte her araç taksicilik yapabiliyor. Yol kenarında elinizi kaldırırsınız. Hemen bir araç durur. Yer ve fiyatta anlaşırsanız binersiniz. Ayrıca Kazakistan’da ağır cezalar ve sıkı denetlemelerden dolayı şehir içi trafikte bir Batı Avrupa ülkesi gibi kurallara uyulur. Fakat şehir dışına çıkıldığında durum tam tersidir. Ülkede en çok tüketilen et türü at etidir. Bunun dışında hemen ilk aklıma gelenlerden; Kazaklar için bir erkeğin ortalıkta dondurma yemesi biraz komik bir durumdur.

Hazır at eti demişken, at eti denedin mi? Tadı nasıl?

Söylediğim gibi ülkede en çok tüketilen et türü at etidir. Diğer büyükbaş hayvanlarda ne tür et yemekleri ve pişirilme şekilleri varsa Kazakistan’da bu yemekler aynı şekilde at eti ile de yapılıyor. Bu arada evet! at eti denedim ve beğendiklerim oldu. Eğer size getirilen yemeğin at eti olduğu söylenmez ise kesinlikle bunu anlayamazsınız. Dana etine benzer ve kokmaz.

Damak tadı bizim damak tadımıza benziyor mu yani? Yemeklerini beğendin mi?

Evet bizim mutfağımıza benzer özellikler var. Kazaklar eti çok sever ve çok tüketirler. Hamur işlerinin de Kazak mutfağı ve Orta Asya mutfağında büyük yeri var. Orta Asya mutfaklarında genellikle et haşlanır ve yenir. Bizim gibi pek baharat kullanmazlar.

Bunun dışında Kazaklar çayı süt ile karıştırıp içmeyi severler. Kazaklarda at sütü (kımız) ve deve sütü de çok tüketilen gıda ürünlerindendir. Onları da denedim. Açıkçası içmesi pek keyifli diyemem. İkisi de biraz acımsı ve hafif asitli gibidir. Orta Asya’da özellikle çocuklara bu sütten içirilir çünkü çocuklara daha sağlam ve sağlıklı bir bünye kazandırdığına inanıyorlar.

Her Türk’ün aklında yemek var üzgünüm!  Oralara gidersem ne yer içerim kafamızdaki ilk soru bizim. Alıştığın lezzetlere ulaşman orada kolay oldu mu?

Evet. Alma Ata’da her türlü Türk restoranı bulmak mümkün. Biraz reklam gibi olacak ama olsun. Zaten bunu hakkediyor : ) Çiçek Mangal vardır. Sahibi Türk. En iyi müşterilerinden birisiydim. O kadar çok giderdim ki, artık sahibinden ahçısına kadar bütün restoran ile arkadaş olmuştum. Bunun dışında yine şehirde Türklerin işlettiği kebapçılar, dönerciler, Steak Houselar ve cafeler bolca mevcut. O yüzden Kazakistan’da biz Türkler için yemek konusunda bir problem yok. 🙂

Peki, dil konusunu nasıl çözdün? İngilizce günlük hayatta yeterince yer alıyor mu?

Alma Ata ve Astana’da gençler İngilizce biliyor. Bu şehirlerin dışında İngilizce bilen insan bulmak ise neredeyse imkansız. Kazakistan’da resmi diller Kazakça ve Rusça’dır. Kiril alfabesi kullanılır. Fakat geçen yıl devletin aldığı bir karar ile önümüzdeki belirli bir zamandan itibaren artık Kiril alfabesi kullanılmayacak.

Şimdi bu bilgi sizi şaşırtabilir: Ülkede konuşulan 3. Dil ise Türkçe. Türkçe bilen Kazakların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Bu arada çok fazla olmasa da Kazakça ve Türkçe arasında benzer kelimeler mevcut. Ben dil konusunda sıkıntı yaşamadım. Çat pat başlangıç seviyesinde Rusçam var. O da benim için yeterli oluyordu.

Peki, Kazaklar Türkler hakkında ne düşünüyor? Sence bize benziyorlar mı? 

Kazaklar genel olarak Türklere sıcak bakarlar. Türkiye’yi seviyorlar. Tatil için en çok tercih ettikleri ülkelerden birisi Türkiye. Farklılıkları var tabii ki ama benzerlikler de var. Onlar da bizim gibi trafikte kavga etmeyi severler. Günlük sosyal hayatta agresif olabiliyorlar. Özellikle Kazak erkekleri hava atmayı sever. Arabalarının markaları önemlidir. Kazaklar ile ilgili ben orada olduğum süre boyunca hiç negatif bir yaklaşım ile karşılaşmadım. Hatta çok iyi Kazak arkadaşlarım oldu. Her zaman yardımcı oldular.

Son zamanlarda Türkiye’deki ucuz hava yollarının yeni rotaları arasında Kazakistan şehirlerini de görüyorum. Türkiye’den bir ilgi olduğunu düşünüyorum. Kazakistan’a turistik bir gezi kapsamında gidecekler için senin gözünden minik bir liste alabilir miyim? 

Alma Ata ve Astana şehirleri! Alma Ata çevresinde bulunan Büyük Alma Ata Gölü, Kolsay, Kaindy ve Issyk Gölleri müthiş doğal güzelliklerdir. Çin sınırına yakın konumda bulunan Charyn Kanyonu, Altyn Emel Milli Parkı, Saryarka Göller Bölgesi de görülmeye değer güzel yerlerden kesinlikle.

Ayrıca Türkler için büyük manevi önem taşıyan Hoca Ahmed Yesevi’nin Türbesi de Kazakistan’ın Türkistan bölgesindedir.

DSC_0088-2
Altın Emel Milli Parkı, Kazakistan
DSC_0159
Grand Kanyon, ABD değil! Charyn Kanyonu, Kazakistan

Kazakistan ile ilgili birkaç foruma göz attım, hangi konular merak ediliyor öğrenmek istedim. Sık sorulan sorulardan biri de şuydu:  Kızları güzel mi? Ben bu konuyu kişisel olarak merak etmesem de! soruyu yazan beyefendinin bu meraklı sorusunu sen cevaplamak ister misin? 🙂

Şimdi bu çok göreceli bir soru olduğu için net bir şey söyleyemem. Başkasının beğendiği bir insanı ben beğenmeyebilirim, ya da tam tersi olabilir. Neye göre güzel ?

(Cevabı dinlerken gülüyorum!)

Kazak kadınları genelde çekik gözlüdür. Bir de Rus orijinli olan sarışın Kazak kadınlar var. Benim kız arkadaşım da onlardan biriydi. Genel olarak uzun boylulardır. Her ülkede olduğu gibi Kazakistan’da da çok bakımlı, hoş kadınlar var.

DSC_0013-6
Hindikuş dağları, Afganistan

Şimdi biraz da gezme tutkunla ilgili konuşalım isterim. Nasıl ayarlıyorsun gezi ve bütçe dengesini?

Bu bence biraz seçim ve öncelik meselesi. Benim gezip görme tutkum hep var olduğu için, her zaman en ufak bir fırsatta bile hakkımı hep gezmekten yana kullandım. İşin ekonomik yanını soruyorsan eğer, tabii ki bir çok kalemi en ekonomik seviyeye indirmeye dikkat ediyorum. Ama mesela örnek olarak; bir ülkede mutlaka görülmesi, gidilmesi gereken çok ünlü bir restoran varsa pahalı da olsa hiç düşünmeden gidiyorum. Çünkü o gittiğim yerdeki güzellikleri görüp, o anı yaşayamayacak ve sadece yanından geçip gideceksem zaten oraya kadar gitmemin bir anlamı yok diye düşünüyorum. Uçak bileti , konaklama gibi giderleri en ucuz şekilde halletmeye çalışıyorum. Mesela otel fiyatlarının yüksek olduğu Batı Avrupa şehirlerinde airbnb.com kullanmayı seviyorum. Hem de genellikle otellerden daha konforlu ortamlar olabiliyor.

DSC_0840 (2)-4
Mavrovo Milli Parkı, Makedonya
DSC_0013
Bled, Slovenya
20160520_180331-3
Dubai çölünde safari

Seyahatlerini son dakika mı planlıyorsun yoksa aylar öncesinden tüm planlar, uçak biletlerin hazır mı? 

Valla bu tamamen o anki duruma göre değişiyor. Mesela aylar öncesinden ucuz bilet alıp zamanı geldiğinde müsait olmadığım için bileti yaktığım çok oldu. Tam tersi de oluyor. Ya da son dakika fırsatları yakalayıp bir anda basıp gittiğim de oluyor. Dediğim gibi çok istekli olunca insan, her zaman fırsatı kolluyorsun. Ama genel olarak hep önceden planlarımı yaparım.

IMG-20160707-WA0016-2
Kırgızistan’da Os’ta bir Kırgız arkadaşımla

Rotanı neye göre seçiyorsun?

Tamamen şartlara göre. Mesela uzun bir zamanım var ise uzak bir yer için plan yapıyorum. Kısa bir zaman varsa Türkiye çevresinde yakın yerleri planlarım. Zamana göre bir şehir gezisi mi, yoksa ülke gezisi mi yapacağıma karar veririm. Keyfi olarak soruyorsan Avrupa’da da müthiş güzellikler var ama Avrupa’da bir iki yer dışında bana göre her yer aynı. Sanki kocaman tek bir ülkeymiş gibi. Esas farklı dünyalar Avrupa dışındaki yerler.

Avrupa konusunda düşüncelerine katılıyorum. Uzun zamandır burada yaşadığımız için birkaç saat uzaklıktaki Fas’a gitmek bile bize dünyanın başka ucuna gitmiş hissi veriyor! 🙂 Bir uçağa atlayıp dünyanın öbür ucuna gitmek mi road trip yapmak mı sana daha çok heyecan veriyor?

Herkesin farklı bir gezi tarzı olabilir. Otobüs, tren, bisiklet, otostop gibi. Eğer yapacağım gezi yalnızca bir şehir gezisi değilse, gittiğim ülkenin havalimanından bir kiralık araç alıp bütün ülkeyi kendi kullandığım araç ile gezmeyi seviyorum. Çünkü en çok bu şekilde özgür ve konforlu hissediyorum. İstediğim yerde durabilir, konaklayabilir ya da fotoğraf çekebilirim.  Bütün plan tamamen benim kontrolümde. Bir ülkeye gittiğimde mesela Bosna diyelim; sadece Saraybosna ve Mostar’ı gezmiyorum. Srebrenitsa, Sokolac, Tuzla, Banja Luka, Zenica’yı da gidip görebiliyorum. Birçok insan bu ülkeleri turistik olarak yalnızca bir iki görülecek şehirden ibaret zannetse de aslında öyle değil. Üşenmeden zevkle ve tutkuyla en ücra yerlere de gittiğim için daha fazla ilginç şeyler görüp, öğrenebilme şansım oluyor. Bazen hikayesinden etkilendiğim bir manastırı görebilmek için 6-7 saat yol gidebiliyorum. Hatta yakın arkadaşlarım benimle dalga geçer, takılırlar “yahu bunun için o yol gidilir mi” diye. Ama ben bunu yapmayı seviyorum. Gitmeden önce göreceğim bütün noktaları ve optimum rotayı belirliyorum. Yolları kontrol edip araç seçimimi ona göre yapıyorum. Yol mesafelerini her zaman ekstra 3-4 saat ekleyerek hesaplarım. Gideceğim yerlerin bütün ilginç bilgilerini, hikayelerini, gezilecek yerlerini, huyunu suyunu hem Türkçe hem de İngilizce olarak internetten ve kitaplardan araştırırım.

Bir sürü yeri görmenin en büyük dezavantajı, o büyülenme anı yavaş yavaş kayboluyor yani gerçekten beğendiğin yerler azalıyor bence. Bu zamana kadar gördüğün yerler arasından en büyülendiğin yer neresi mesela?

Gördüğüm en güzel ülke Singapur diyebilirim. Tamamen eğlence ve lüks üzerine inşa edilmiş tatil köyü gibi bir şehir ülkesi. En sevdiğim ve etkilendiğim ülke ise Filipinler. Rusya’nın vahşi doğası( Sibirya ve doğusu) , İtalya’nın tarihi ve o tarihi dokunun hala mükemmel şekilde hayatta olması da çok etkileyici. Güney Afrika ve Orta Asya da gerçekten çok farklı dünyalar…

Birçok ülkede bulundun ve harika gözlemlerin var. Blog yazma fikri hala yok mu? Oysa ne keyifli olurdu senin bakış açından bir de görmek oraları!

Teşekkürler. Aslında şu anda tamamen blog websitem üzerinde çalışıyorum. Fakat bunun insanların gerçekten yararlı şekilde kullanabileceği yani basit, sade ama öz bilgi içeren ve kaliteli içeriklerden oluşan bir site olmasını istiyorum. Başlangıç aşamasında da bunun ciddi bir emek gerektirdiğini yaşayarak gördüm. Yakında yayında olacak inşallah, umarım insanlar tarafından beğenilir ve faydalı olur.

Harika bir haber bu. (Bu soruyu sorarken böyle bir projeden cidden haberim yoktu!) Bu röportajı okuyan takipçilerin de en az benim kadar sevinecek. Peki ya fotoğrafçılık o alanda bir şeyler düşünmüyor musun? Atölye çalışmaları (yani workshoplar) gibi…

Fotoğrafçılık hakkında hiçbir ticari planım ya da düşüncem yok. Bu benim hobim ve tutkum. Sosyal medyada da fotoğraflarımı kendi ruhumu, bakışımı ya da anlatmak istediklerimi gösteren bir araç olarak kullanıyorum. Bence fotoğraf ya bir şeyler anlatmalı, ya da o fotoğraf anlattığın bir şeylerin görseli olmalı.

Röportajın başında turizm sektörüne yönelmek istiyorum demiştin. Projelerinden bahsetmek ister misin? İleride nasıl bir iş hayal ediyorsun? Yani seninle birlikte turlara gelebilecek miyiz?

Çok hırsları olan birisi değilim. Ama turizmi çok seviyorum, sevdiğim için bu işi yapmak istiyorum. Amacım bu konuda ciddi ve kaliteli bir şeyler yapmak ve işimi yaparken de insanları mutlu etmek. Evet beraber gezeceğiz tabii ki.

DSC_0212 (3)
Cebu City dilenci ve çocuğu, Filipinler
DSC_0166-2
Kutaisi’de bir rahibe (Gürcistan)
20160828_175411
Naryn Kırgızistan’da göçebe ailenin çocuğu
DSC_0255
Petra, Ürdün
DSC_0308ok
Bled Gölü, Slovenya
varberg1
İsveç de sıradan bir gün, sıradan bir ev
DSC_1124-2
Bahai Bahçeleri, Hayfa, İsrail

Bu hayallerinin arasında tekrar yurt dışına taşınma gibi planların var mı? 

Hayat ne getirir bilinmez ama şu an için yurt dışında yaşamak gibi bir planım yok.

Seni de diğer gezginler gibi bir süre sonra dünya turuna çıkmış olarak görecek miyiz? 

Dünya turu değil fakat 2019’da sağlığım da yerinde olursa Avustralya, Yeni Zelanda ve o coğrafyada bulunan ada ülkelerini kapsayan uzun süreli bir seyahat planım var.

Kapanış sorum çok klasik bir sorudur ve her röportajımda bıkmadan soruyorum 🙂   Yurt dışında yaşadığın dönemde Türkiye’de en çok neyi özledin?

Özlem konusunda da açıkçası en çok Türkçe konuşmayı özlüyorum. Mesela uzun bir aradan sonra Türkiye’ye dönüşte, daha havalimanında bile “ohh be Türkçe’nin gözünü seveyim” diyorum. O an Türkçe konuşan herkese aşkla bakıyorsun. Ana dilinde konuştuğun insanları özlüyorsun her zaman. Bu durum bütün diğer ülke vatandaşları için de inanın aynı. Bir de tabii ki ailemi! annemi, babamı ve kardeşimi.

***

Sorularıma verdiğin içten cevaplar için çok teşekkür ederim Mehmet.

***

Mehmet Altay’ı hala takip etmiyorsanız sosyal medya hesabından seyahatleri ile paylaşımlarını takip edebilir, Kazakistan’da yaşam ile ilgili sorularınız olursa da kendisine instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Eğer röportajda değinmediğimiz fakat merak ettiğiniz bir soru var ise sayfanın sonundaki yorumlar bölümünde bizlerle paylaşabilirsiniz.

 

***

Bu yazıdaki fotoğraflar sevgili Mehmet’e aittir.

***

Bu röportaj serisinde farklı ülkelerden farklı misafirlerim olacak. Umarım sizlere yurt dışında yaşam konusunda fikir verip, yararlı bilgiler sunabileceğiz.

Yurt dışında yaşıyor ve izlenimlerinizi buradan paylaşmak istiyorsanız, sizinle de yurt dışına taşınmak ve yurt dışında yaşam üzerine bir röportaj yapabilirim. Bana ulaşmak için iletişim bölümüne tıklayabilir ya da yeni yazılarımla ilgili bilgi almak için facebook ya da instagram sayfamı takip edebilirsiniz, sayfalara direkt linkten ulaşabilirsiniz.

Sevgiler!

Sumru

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s